admin admin


LAZ ZİYA ZİYA KALKAVAN

LAZ ZİYA ZİYA KALKAVAN


1911 yı­lın­da Rize'nin İyi­de­re İlçesi Sa­ray­köy ma­hal­le­sin­de doğan Ziya Kal­ka­van'ın ço­cuk­lu­ğu, ba­ba­sı­na ait ge­mi­ler­de ge­mi­ci­lik ve kap­tan­lık ya­pa­rak geçti. 1941 yı­lın­da kendi adına gemi sa­hi­bi olan Kal­ka­van, 1942 yı­lın­da İsken­de­run 'da gemi iş­let­me­ci­li­ği bü­ro­su açtı.
Türk de­niz­ci­li­ği­nin ön­de­ri
1950 yıl­la­rın­da Türk Ar­ma­tör­ler Bir­li­ği'nin te­me­li olan Mo­tor­cu­lar Bir­li­ği'ni oluş­tu­ran ve tüm ar­ma­tör­le­ri bu Bir­lik et­ra­fın­da top­la­yan Ziya Kal­ka­van, aynı yıl­lar­da Gemi Ar­ma­tör­le­ri Ko­ope­ra­ti­fi'ni de kurdu. 1982 yı­lın­da en büyük iki ide­alin­den biri olan Deniz Ti­ca­ret Odası'nın ku­ru­lu­şu­nu ger­çek­leş­ti­ren Kal­ka­van, böy­le­ce Türk De­niz­ci­lik Sek­tö­rü 'nü bir çatı al­tın­da top­la­dı. Ha­ya­tı­nın en büyük ikin­ci ide­ali olan De­niz­ci­lik Ba­kan­lı­ğı­nın olu­şu­mu için büyük ça­ba­lar gös­te­ren Kal­ka­van ne yazık ki Ba­kan­lı­ğın ku­rul­du­ğu­nu gö­re­me­den ara­mız­dan ay­rıl­dı. Tür­ki­ye Oda­lar ve Bor­sa­lar Bir­li­ği'nde 1986 yı­lın­dan vefat et­ti­ği güne kadar Deniz Ti­ca­ret Oda­la­rı Kon­sey Baş­kan­lı­ğı, DTO Mec­lis Baş­kan­lı­ğı gö­rev­le­rin­de bu­lun­du. 9 Ha­zi­ra­n­1992 ta­ri­hin­de ara­mız­dan ay­rı­lan Kal­ka­van Su­ri­ye Kal­ka­van ile evli olup, yedi kız, iki erkek evlat (1 ço­cu­ğu 1 ya­şın­day­ken öldü 1942) ve on dört torun, üç torun ço­cu­ğu sa­hi­biy­di. De­niz­ci­li­ğe yap­mış ol­du­ğu hiz­met­le­re karşı, şük­ran borcu ola­rak, ül­ke­miz­de ilk defa bir sivil şahıs için, Kara Kuv­vet­le­ri Ko­mu­tan­lı­ğı ban­do­su eş­li­ğin­de, Deniz Ti­ca­ret Odası'nda ya­pı­lan tören ile def­ne­dil­di.
Deniz Ti­ca­ret Odası'nı kurdu
De­niz­ci­le­rin ön­de­ri Ziya Kal­ka­van ne­şe­si, hoş­gö­rü­sü, olay­la­ra fark­lı bakış açısı olan bir in­san­dı. İki büyük özel­li­ği vardı. Bun­lar ör­güt­çü ruhu ve bir mü­ca­de­le adamı ol­ma­sıy­dı. De­niz­ci­li­ği­mi­zin ge­li­şi­mi için gös­te­ri­len büyük ça­ba­lar­da en büyük pay onun­du. Ziya Kal­ka­van, mes­le­ğe baş­la­dı­ğı ilk yıl­lar­dan beri de­niz­ci­li­ğe gönül ve emek veren ki­şi­le­ri bir araya ge­tir­mek, bir mes­lek ku­ru­lu­şu­nun ça­tı­sı al­tın­da top­la­mak için uğraş verdi. Bunda da ba­şa­rı­lı oldu. Ar­ma­tör­ler Bir­li­ği ve Ar­ma­tör­ler Ko­ope­ra­ti­fi'nden sonra tüm Tür­ki­ye ça­pın­da ör­güt­le­nen, ulus­la­ra­ra­sı plat­form­lar­da ye­ri­ni alan İstan­bul ve Mar­ma­ra, Ege, Ak­de­niz ve Ka­ra­de­niz Böl­ge­le­ri Deniz Ti­ca­ret Odası'nı kurdu. Kal­ka­van'ın ikin­ci büyük özel­li­ği ise mü­ca­de­le adamı ol­ma­sıy­dı. Öy­le­si­ne mü­ca­de­le­ciy­di ki, inan­dı­ğı de­ğer­le­ri so­nu­na dek kar­şı­sın­da kim olur­sa olsun ce­sa­ret­le sa­vun­du; dik ya­şa­dı dik öldü. Tek amacı vardı. 'Türk de­niz­ci­li­ği layık ol­du­ğu de­ğe­re ka­vuş­ma­lı; ge­li­şip iler­le­me­li; eko­no­mi­ye olan kat­kı­sı daha da ar­tı­rıl­ma­lı­dır. Bunun ger­çek­leş­me­si sek­tör­de­ki ku­ru­luş­la­rın ko­or­di­ne­sin sağ­la­ya­cak, so­run­lar kar­şı­sın­da acil ve ger­çek­çi çö­züm­ler bu­lu­na­cak bir De­niz­ci­lik Ba­kan­lı­ğı'nın Ku­rul­ma­sıy­la müm­kün­dür' di­yor­du. Sek­tör­de uğraş veren her­kes de bek­len­ti­si olan bu ama­cın yıl­ma­dan, usan­ma­dan söz­cü­lü­ğü­nü yaptı. Her plat­form­da, her zaman bu dü­şün­ce­yi dile ge­tir­di. 20 Ekim se­çim­le­rin­den sonra De­niz­ci­lik ten so­rum­lu bir Dev­let Ba­kan­lık Ku­ru­lu­şu Ya­sa­sı­nın ha­zır­lan­ma­sı başta Ziya Kal­ka­van olmak üzere tüm sek­tö­rü de mutlu etti. Uzun zaman geç­me­si­ne rağ­men ya­sa­nın halen TBMM'ne su­nul­ma­ma­sı ca­mi­anın tep­ki­si­ne yol açtı. Böy­le­ce Ba­kan­lı­ğın ku­rul­du­ğu­nu gö­re­me­den ara­mız­dan ay­rıl­dı.
Rize Vakfı ku­ru­cu­la­rı ara­sın­da yer aldı ve ilk baş­kan­lık gö­re­vi­ni üst­len­di
1956 yı­lın­da Türk Ar­ma­tör­ler Bir­li­ği Baş­kan­lı­ğı­na geçti ve aynı za­man­da Bir­li­ğe bağlı S.S. Gemi Ar­ma­tör­le­ri Mo­tor­lu Ta­şı­yı­cı­lar Ko­ope­ra­ti­fi Yö­ne­ti­min­de bu­lu­nup, ha­ya­tı bo­yun­ca baş­kan­lık­ta kaldı ve aktif ça­lış­ma­la­ra iş­ti­rak etti. 1959 ve 1965 yıl­la­rın­da iki dönem Be­şik­taş Jim­nas­tik Ku­lü­bü yö­ne­tim ku­rul­la­rın­da görev yaptı. Çam­lı­ca Ku­lü­bü, Si­pa­hi Ocağı Ku­lü­bü, Büyük Kulüp, Ana­do­lu Ku­lü­bü üyesi ola­rak fa­ali­yet gös­ter­di. Rize Kül­tür ve Sos­yal Yar­dım­laş­ma Vakfı ku­ru­cu­la­rı ara­sın­da yer aldı ve ilk baş­kan­lık gö­re­vi­ni üst­len­di. Gü­nü­mü­ze de Vak­fın baş­kan­lı­ğı yü­rü­ten Orhan Ke­çe­li o gün­le­ri de şu söz­ler­le an­la­tı­yor: 'Vak­fı­mız, 1989 yı­lın­da işa­da­mı Osman Top­rak'ın gi­ri­şi­miy­le ku­rul­du. Önce bana geldi. Bir­lik­te bü­yük­le­ri­miz Ziya Kal­ka­van, Osman Kav­ra­koğ­lu ve Mü­hit­tin Top­çu­oğ­lu'na git­tik. Ziya Kal­ka­van'ın baş­kan­lı­ğın­da Rize Vakfı'nı 221 üyey­le kur­duk.' Vakıf ku­rul­duk­tan sonra Rize'ye yö­ne­lik gi­ri­şim­ler de hız ka­zan­dı. Eği­tim­den sağ­lı­ğa de­niz­ci­lik­ten ta­rı­ma bir çok alan­da önem­li ya­tı­rım­lar ya­pıl­dı Rize'ye. İstan­bul Ti­ca­ret Odası Deniz Mes­lek Ko­mis­yon Baş­kan­lı­ğı­nı yü­rüt­tü. 1982 yı­lın­da Deniz Ti­ca­ret Odası Ku­ru­cu Mec­li­sin­de yer aldı. 1984 yı­lın­da Deniz Ti­ca­ret Odası Mec­lis Baş­kan­lı­ğı­na se­çil­di ve bu gö­re­vi ya­şa­mı bo­yun­ca devam etti. Mayıs 1988-Ma­yıs 1989 dö­ne­min­de TOBB Genel Kurul Baş­kan­lı­ğı­nı üst­len­di. Ka­rar­lı ve hük­me­di­ci ya­pı­ya sahip bir lider ola­rak, ge­lecek ne­sil­le­re örnek oldu, me­saj­lar verdi. Tar­tı­şıl­maz öl­çü­de, doğ­muş ol­du­ğu Rize'nin hay­ra­nı idi. Ömrü bo­yun­ca mem­le­ke­ti­ne dost ve kom­şu­la­rı­na yar­dı­mı ola­rak kabul etti. Fev­ka­la­de geniş bir çev­re­ye sahip ol­ma­sı­na rağ­men, si­ya­se­te hiç­bir zaman ön plan­da gö­rün­me ama­cıy­la sıcak bak­ma­dı. Ül­ke­nin men­fa­at­le­ri­ne dü­şecek uygun ve müs­pet gö­rüş­te olan in­san­lar­la dert­le­ri­ni pay­laş­tı, yar­dım­cı ol­ma­ya ça­lış­tı. Rize Kül­tür ve Sos­yal Yar­dım­laş­ma Vakfı'nın Bü­yük­de­re'deki lo­ka­li­nin bah­çe­sin­de mer­hu­mun büstü Orhan Ke­çe­li ta­ra­fın­dan yap­tı­rıl­dı. Büs­tün al­tın­da, Ziya Kal­ka­van'ın dö­ne­mi­ni tüm ay­rın­tı­la­rı ile ya­şa­mış olan yakın dostu Adil Göksu, ken­di­si­ni ta­nı­ma yö­nün­de şu mıs­ra­lar­la dik­ka­ti­mi­zi çek­mek­te­dir. 'Rize dedi, deniz dedi, dost dedi. Çır­pın­dı, ça­ba­la­dı, di­din­di. İnancı yo­lun­da taviz ver­me­di. Lider doğdu, örnek oldu, ay­rıl­dı.' Bı­rak­mış ol­du­ğu eser­ler tüm im­kan­la­rı ile ya­şa­tı­la­cak ve de­niz­ci­lik ca­mi­ası ile­le­bet ken­di­si­ne min­net­tar ka­la­cak­tır!