admin admin


HER SARSILDIĞIMIZDA, 'İYİ Kİ 'O' VAR' DİYECEĞİZ

HER SARSILDIĞIMIZDA, 'İYİ Kİ 'O' VAR' DİYECEĞİZ


'Ne mutlu Türk'üm di­ye­ne!' di­yecek kadar Türk mil­li­yet­çi­si…
'Eğer bir gün benim söz­le­rim bi­lim­le ters dü­şer­se bi­li­mi seçin.', 'Ha­yat­ta en ha­ki­ki mür­şit ilim­dir.' di­yecek kadar bi­li­me ina­nan… 'Sa­nat­sız kalan bir ulu­sun hayat da­mar­la­rın­dan biri kop­muş de­mek­tir.', ' Bir mil­let ki resim yap­maz, bir mil­let ki hey­kel yap­maz, bir mil­let ki tek­ni­ğin ge­rek­tir­di­ği şey­le­ri yap­maz, iti­raf et­me­li ki o mil­le­tin iler­le­me yo­lun­da yeri yok­tur.' di­yecek kadar sa­nat­se­ver ve ile­ri­ci… 'Benim naçiz vü­cu­dum elbet bir gün top­rak ola­cak­tır, ancak Tür­ki­ye Cum­hu­ri­ye­ti ile­le­bet pa­yi­dar ka­la­cak­tır.' di­yecek kadar ölüme ve ölüm­süz­lü­ğe ina­nan… 'Yurt­ta barış, dün­ya­da barış.' di­yecek kadar ba­rış­çıl… 'Siz­le­re sa­vaş­ma­yı değil, öl­me­ni­zi em­re­di­yo­rum.', 'Ba­ğım­sız­lık, uğ­ru­na öl­me­si­ni bilen top­lum­la­rın hak­kı­dır.' di­yecek kadar sa­va­şı göze ala­bi­len… 'Mem­le­ke­tin efen­di­si ha­ki­ki müs­tah­sil olan köy­lü­dür.' di­yecek kadar hal­kı­na değer veren… 'Tür­ki­ye Cum­hu­ri­ye­ti­nin te­me­li kül­tür­dür.' di­yecek kadar kül­tü­re önem veren… 'Ege­men­lik, ka­yıt­sız şart­sız ulu­sun­dur.' di­yecek kadar mil­let ege­men­li­ği­ne ina­nan… 'Biz Türk­ler tarih bo­yun­ca hür­ri­yet ve is­tik­la­le tim­sal olmuş bir mil­le­tiz.' di­yecek kadar mil­le­ti­nin ba­ğım­sız­lı­ğı­na düş­kün… 'Türk mil­le­ti­nin dili Türk­çe­dir. Türk dili dün­ya­da en güzel, en zen­gin ve kolay öğ­re­ni­le­bi­lecek bir dil­dir. Onun için her Türk, di­li­ni çok sevip onu yük­selt­mek için ça­lı­şır. Bir de Türk dili, Türk mil­le­ti için kut­sal bir ha­zi­ne­dir.' di­yecek kadar Türk di­li­ne önem veren… 'Türk mil­le­ti­nin ta­bi­at ve adet­le­ri­ne en uygun idare, Cum­hu­ri­yet ida­re­si­dir.', 'Türk mil­le­ti ve Cum­hu­ri­ye­ti ay­rıl­maz bir bü­tün­dür.' di­yecek kadar cum­hu­ri­ye­te ina­nan… 'Türk va­ta­nı bir bü­tün­dür, par­ça­la­na­maz.', 'Bir ulus, sım­sı­kı bir­bi­ri­ne bağlı ol­ma­yı bil­dik­çe yer­yü­zün­de onu da­ğı­ta­bi­lecek bir güç dü­şü­nü­le­mez.' di­yecek kadar bir­lik ve be­ra­ber­lik­ten yana…
'Mil­let sev­gi­si kadar büyük mü­ka­fat yok­tur.', 'Yurt sev­gi­si ona hiz­met­le öl­çü­lür.' di­yecek kadar va­ta­nı­nı ve mil­le­ti­ni seven… 'Bu mem­le­ket ta­rih­te Türk'tü, bugün de Türk'tür ve ebe­di­yen de Türk ola­rak ya­şa­ya­cak­tır.' di­yecek kadar Türk kim­li­ği­ne önem veren… 'Ça­nak­ka­le ge­çil­mez!', 'Gel­dik­le­ri gibi gi­der­ler.' di­yecek kadar ka­rar­lı… Anzak as­ker­le­ri­nin an­ne­le­ri­ne 1934'te yaz­dı­ğı mek­tup­ta: 'Bu mem­le­ke­tin top­rak­la­rı üs­tün­de kan­la­rı­nı döken kah­ra­man­lar! Bu­ra­da dost bir va­ta­nın top­ra­ğın­da­sı­nız. Huzur ve sükun için­de uyu­yu­nuz. Siz­ler Meh­met­çik­ler­le yan yana, koyun ko­yu­na­sı­nız. Uzak di­yar­lar­dan ev­lat­la­rı­nı harbe gön­de­ren ana­lar! Göz­yaş­la­rı­nı­zı din­di­ri­niz, ev­lat­la­rı­nız bizim bağ­rı­mız­da­dır, huzur için­de­dir­ler. Onlar bu top­rak­ta can­la­rı­nı ver­dik­ten sonra artık bizim ev­lat­la­rı­mız ol­muş­lar­dır.' di­yecek kadar in­san­cıl… 'Millî hedef belli ol­muş­tur. Ona ula­şa­cak yol­la­rı bul­mak zor de­ğil­dir. Önem­li olan, çetin olan o yol­lar üze­rin­de ça­lış­mak­tır. De­ne­bi­lir ki hiç­bir şeye muh­taç de­ği­liz. Yal­nız tek bir şeye çok ih­ti­ya­cı­mız var­dır: Ça­lış­kan olmak. Top­lum­sal has­ta­lık­la­rı­mı­zı in­ce­ler­sek temel ola­rak bun­dan başka, bun­dan önem­li bir has­ta­lık keş­fe­de­me­yiz; has­ta­lık budur. O halde ilk işi­miz bu has­ta­lı­ğı esas­lı bir şe­kil­de te­da­vi et­mek­tir. Mil­le­ti ça­lış­kan yap­mak­tır. Ser­vet ve onun doğal so­nu­cu olan refah ve mut­lu­luk, yal­nız ve ancak ça­lış­kan­la­rın hak­kı­dır.' di­yecek kadar ça­lış­ma­nın ve ge­liş­me­nin de­ğe­ri­ni bilen… 'Ka­dın­la­rı­mız için asıl mü­ca­de­le alanı, asıl zafer ka­za­nıl­ma­sı ge­re­ken alan, biçim ve kı­lık­ta ba­şa­rı­dan çok, ışık­la, bilgi ve kül­tür­le, ger­çek fa­zi­let­le süs­le­nip do­nan­mak­tır. Ben muh­te­rem ha­nım­la­rı­mı­zın Av­ru­pa ka­dın­la­rı­nın aşa­ğı­sın­da kal­ma­ya­cak, ak­si­ne pek çok yön­den on­la­rın üs­tü­ne çı­ka­cak şe­kil­de ışık­la, bilgi ve kül­tür­le do­na­na­cak­la­rın­dan asla şüphe et­me­yen ve buna ke­sin­lik­le emin olan­lar­da­nım.' di­yecek kadar ka­dın­la­ra değer veren… 'La­ik­lik, yal­nız din ve dünya iş­le­ri­nin ay­rıl­ma­sı demek de­ğil­dir. Tüm yurt­taş­la­rın vic­dan, iba­det ve din öz­gür­lü­ğü de de­mek­tir.' di­yecek kadar top­lu­mun inanç öz­gür­lü­ğü­ne önem veren… 'Softa sı­nı­fı­nın din sim­sar­lı­ğı­na izin ve­ril­me­me­li­dir. Din­den maddi men­fa­at temin eden­ler iğ­renç kim­se­ler­dir. İşte bu du­ru­ma kar­şı­yız ve buna mü­sa­ade et­mi­yo­ruz.' di­yecek kadar din is­tis­ma­rı­nın kar­şı­sın­da duran… 'Mil­le­tin bağ­rın­dan temiz bir kuşak ye­ti­şi­yor. Bu eseri ona bı­ra­ka­ca­ğım ve gözüm ar­kam­da kal­ma­ya­cak!', 'Biz her şeyi genç­li­ğe bı­ra­ka­ca­ğız… Ge­le­ce­ğin ümidi, ışık­lı çi­çek­le­ri on­lar­dır. Bütün ümi­dim genç­lik­te­dir.', 'Genç­li­ği ye­tiş­ti­ri­niz. On­la­ra ilim ve ir­fa­nın müs­pet fi­kir­le­ri­ni ve­ri­niz. Ge­le­ce­ğin ay­dın­lı­ğı­na on­lar­la ka­vu­şa­cak­sı­nız.' di­yecek kadar genç­le­re gü­ve­nen… 'Ço­cuk­lar ge­le­ce­ği­mi­zin gü­ven­ce­si, ya­şa­ma se­vin­ci­miz­dir. Bu­gü­nün ço­cu­ğu­nu, ya­rı­nın bü­yü­ğü ola­rak ye­tiş­tir­mek he­pi­mi­zin in­san­lık gö­re­vi­dir.', 'Ço­cuk­lar her türlü ihmal ve is­tis­mar­dan ko­run­ma­lı, Onlar her ko­şul­da ye­tiş­kin­ler­den daha özel ele alın­ma­lı­dır.' 'Çocuk sev­gi­si insan sev­gi­si için bir ih­ti­yaç­tır.' di­yecek kadar ço­cuk­la­rı seven… 'Bir mil­let eği­tim or­du­su­na sahip ol­ma­dık­ça, savaş mey­dan­la­rın­da ne kadar par­lak za­fer­ler elde eder­se etsin, o za­fer­le­rin ka­lı­cı so­nuç­lar ver­me­si ancak eği­tim or­du­suy­la müm­kün­dür. Milli eği­tim­de sü­rat­le yük­sek bir se­vi­ye­ye çı­ka­cak olan bir mil­le­tin, hayat mü­ca­de­le­sin­de maddi ve ma­ne­vi bütün kud­ret­le­ri­nin ar­ta­ca­ğı mu­hak­kak­tır. Eği­tim­dir ki, bir mil­le­ti ya özgür, ba­ğım­sız, şanlı, yük­sek bir top­lu­luk ha­lin­de ya­şa­tır; ya da esa­ret ve se­fa­le­te terk eder.', 'Mil­le­ti kur­ta­ran­lar yal­nız ve ancak öğ­ret­men­ler­dir.', 'Öğ­ret­men­ler: Yeni ne­sil­ler siz­le­rin eseri ola­cak­tır.' di­yecek kadar eği­ti­me ve öğ­ret­me­ne değer veren… Zey­bek oy­na­ya­cak kadar kendi kül­tü­rü­nü ya­şa­yan, bir çocuk ru­huy­la sa­lın­cak­ta sal­la­nan, moda ikonu gibi gi­yi­nen, tüm dünya li­der­le­ri­ni ağır­la­yan, ya­ban­cı dev­let adam­la­rıy­la İngi­liz­ce ve Fran­sız­ca ko­nu­şa­bi­len, tenis maçı iz­le­yen, tar­la­da çift­çiy­le bağ­daş kurup otu­ran, sı­nıf­ta bir öğ­ren­ci dik­ka­tiy­le dersi din­le­yen, yap­tık­la­rıy­la tüm ezi­len mil­let­le­re örnek olan; kı­sa­ca­sı Mus­ta­fa Kemal Ata­türk kur­du­ğu ül­ke­si­nin her gü­zel­li­ği­ni, sı­kın­tı­sı­nı özüm­se­ye­rek ya­şa­yan, ev­ren­sel de­ğer­le­ri be­nim­se­yen, son bin yılın da­hi­si eşsiz bir li­der­di. Her sar­sıl­dı­ğı­mız­da, 'iyi ki ‘O' var' di­ye­ce­ğiz.
Çünkü her ko­şul­da, her de­vir­de bize yol gös­ter­mi­yor mu? Ba­şöğ­ret­men Mus­ta­fa Kemal Ata­türk'ün aç­tı­ğı bu ay­dın­lan­ma yo­lun­da dur­ma­dan ça­lı­şan, emek veren öğ­ret­men­le­ri­mi­zin 24 Kasım Öğ­ret­men­ler Günü'nü kut­lu­yo­rum.