Bayram Ali KAVALCI


AHMET YESEVİ HAZRETLERİ

bayramalikavalci@gmail.com


    Bu­gün­kü genç­li­ği­mi­zin mut­la­ka en iyi şe­kil­de ta­nı­ma­sı ve an­la­ma­sı ge­re­ken ta­ri­hî şah­si­yet­le­ri­miz­den biri de, Hoca Ahmet Ye­se­vi haz­ret­le­ri­dir. (Ve­fa­tı: 1166) Hik­met­ler­le dolu Divan’ı ba­şu­cu eseri ol­ma­lı­dır. Bu büyük mu­ta­sav­vıf, Orta Asya’da Türk­le­rin bâtıl dü­şün­ce­ler­den ve bozuk ina­nış­lar­dan ko­ru­na­rak Ehl-i sün­net iti­ka­dı­na bağlı bir İslâm ya­şa­yı­şı­nı be­nim­se­me­le­rin­de en te­sir­li şa­hıs­tır. Sil­si­le-i aliy­ye­nin bü­yük­le­rin­den Yu­suf-ı He­me­da­nî’den al­dı­ğı feyiz ve be­re­ke­ti, ne­re­dey­se bütün Orta Asya Türk Mil­le­ti’nin kal­bi­ne sağ­lam bir akide ola­rak yer­leş­tir­miş­tir. Onun ha­li­fe­le­ri­nin di­liy­le ve gön­lüy­le bu sağ­lam iti­kat ve ya­şa­yış, Ana­do­lu’ya kadar gel­miş­tir.
    Ahmet Ye­se­vî Haz­ret­le­ri’ndeki Haz­ret-i Pey­gam­ber sev­gi­si, o kadar ileri bir se­vi­ye­de­dir ki, ne ken­di­sin­den önce ne de ken­di­sin­den sonra gelen in­san­la­rın yap­ma­dık­la­rı bir fiile imza at­mış­tır. O, 63 ya­şı­na gel­di­ği zaman, Pey­gam­ber Efen­di­mi­zin bu yaşta vefat et­ti­ği­ni dü­şün­müş ve o yaş­tan sonra yer­yü­zün­de gez­me­ye ar et­miş­tir, utan­mış­tır. Bir çi­le­hâ­ne kaz­dı­rıp, geri kalan öm­rü­nü bu­ra­da ge­çir­miş­tir. Ahmet Ye­se­vî haz­ret­le­ri, Eh­li-i sün­net aki­de­si­ne ve Ha­ne­fî mez­he­bi­ne bağ­lı­dır. Haz­ret-i Pey­gam­ber’e son­suz hür­met ve mu­hab­be­ti var­dır O, in­san­la­rı her fır­sat­ta, Haz­ret-i Pey­gam­ber’e ita­ate ve sün­ne­ti­ne uy­ma­ya ça­ğır­mış­tır. Ha­ki­ki üm­me­tin Re­su­le uyan­lar ol­du­ğu­nu be­lirt­miş­tir. Hak­kın rı­za­sı­nı her şeyin üs­tün­de gör­müş­tür. O’nun rı­za­sı­nı ka­zan­ma­nın yo­lu­nun da Pey­gam­be­re itaat ol­du­ğu­nu bil­dir­miş­tir. Bunun gös­ter­ge­si­nin ise O’nun sün­ne­ti­ne uymak ve O’nun ah­lâ­kı ile ah­lak­lan­mak­tan geç­ti­ği­ni be­lirt­miş­tir.
    Hak Teâlâ sö­zü­ne, Re­su­lün sün­ne­ti­ne,
    İnan­ma­yan üm­me­te, ümmet demez Mu­ham­med.
    Müş­kül­dür âsî bende, ümmet de­me­se orda,
    Rüsva olur mah­şer­de, ümmet demez Mu­ham­med.
    Doğru giden ku­lu­na, Hak­kın uyan yo­lu­na,
    Rast yü­rü­yen ku­lu­na üm­me­tim der Mu­ham­med.
                           Kay­nak: Prof. Dr. Ahmet Şim­şir­gil