Fatih Sultan KAR


BİR KÜLTÜR ABİDESİ TULUMU KONUŞTURAN ADAM: REMZİ BEKAR

e-mail: fatihsultan.kar@gmail.com - Web: www.fatifsultankar.com


 Remzi Bekar gerek sa­na­tı ve gerek ki­şi­li­ğiy­le Rize ili­nin ye­tiş­tir­di­ği en büyük de­ğer­ler­den bi­ri­dir. Bekar; 1937 yı­lın­da Rize'nin Hem­şin il­çe­si­nin Nur­lu­ca (Ça­na­va / Ça­ne­va / Ça­no­va / Sa­ne­va / Sa­no­va) Köyü'nde doğdu. 1948 yı­lın­da ağa­be­yi­nin des­te­ğiy­le tulum çal­ma­ya baş­la­dı. İlk tu­lu­mu­nu ona ağa­be­yi yap­tı­rır­dı. Henüz on bir ya­şın­da olan Remzi tu­lu­mu şi­şi­re­me­di.
ÇOCUK YAŞTA TULUM ÇAL­MA­YA BAŞ­LA­DI
1948 ile 54 arası kö­yün­de tulum çaldı, dü­ğün­le­re eğ­len­ce­le­re renk kattı. Ancak tulum çal­mak para ka­zan­dı­ran bir iş ol­ma­dı­ğı için Hem­şin­li­le­rin ka­de­ri gur­bet yolu ona da gö­zük­tü. Er­zu­rum'a Hem­şin­li bir pas­ta­ne­ci­nin ya­nı­na gitti. Orada bir yıl gar­son­luk yap­tık­tan sonra yine Hem­şin'e döndü. Ha­ya­li İstan­bul'da gar­son­luk yap­mak­tı. İstan­bul yol­la­rı­na düştü. Divan Oteli'nde ça­lış­ma­ya baş­la­dı. İngi­liz­ce öğ­ren­di, şef­li­ğe kadar yük­sel­di.
AS­KERLİK DÖNÜM NOK­TA­SI OLDU
As­ker­lik vakti saati ge­lin­ce as­ke­re alın­dı. Vatan borcu onun ha­ya­tı­nın da dönüm nok­ta­sı oldu. Tu­lu­mu ve ken­di­si­nin yolu An­ka­ra Or­du­evi'ne düştü. Remzi Bekar o gün­le­ri şöyle an­la­tı­yor : "As­ker­de An­ka­ra Or­du­evi'ne düş­tüm. Tu­lu­mum, hem İstan­bul'da otel­de hem de An­ka­ra'da as­ker­de ya­nım­da. Or­du­evi'nde bir gün radyo din­ler­ken Mu­zaf­fer Sa­rı­sö­zen'in anon­suy­la ir­kil­dim: "Sev­gi­li din­le­yi­ci­ler, şimdi de mik­ro­fon­la­rı­nız­da tu­lu­muy­la Pa­zar­lı Mus­ta­fa Garip, Abdi ho­ro­nu­nu ça­lı­yor" dedi, Ga­ri­poğ­lu Abdi ho­ro­nu­nu çal­ma­ya baş­la­dı. Ondan sonra içim­den‘Acaba ben rad­yo­da tulum ça­la­bi­lir miyim' diye dü­şün­me­ye baş­la­dım. Bir ça­la­bil­sem, bir ça­la­bil­sem diye diye as­ker­li­ğe devam edi­yo­rum. Or­du­evi'nde gar­son­luk ya­pı­yo­rum, TRT Rad­yo­su sa­nat­çı­la­rı da Or­du­evi'ne gelip gi­di­yor. Bir gün ben, An­ka­ra Rad­yo­su'nda Yurt­tan Ses­le­ri yö­ne­ten Ali Can beye git­tim ve 'Hem­şin­li­yim, Yurt­tan Ses­ler'de tulum çal­mak is­ti­yo­rum' dedim.
TRT’DE TULUM ÇALDI
Büyük ce­sa­ret ama o kadar çok tulum çalma he­ve­sim var ki... Nida Tü­fek­çi, Osman Öz­denk­çi, Ali Can, Mus­ta­fa Ge­ce­yat­maz'ın hazır ol­du­ğu bir ekip, bir süre sonra beni teste aldı. Büyük us­ta­lar ça­lı­şı­mı fena bul­ma­dı­lar ama bana Ga­ri­poğ­lu gibi çal­ma­ya baş­la­dı­ğı­mı ifade et­ti­ler. İlk as­ker­de baş­la­dım ve o za­man­dan bu za­ma­na kadar TRT'de ve rad­yo­da tulum ça­lı­yo­rum... Yani, 1964'den bu yana..."
TU­LU­MU ŞEHRE GETİRDİ
Kırk se­ne­dir TRT'de ünlü ünsüz tüm sa­nat­çı­la­ra tu­lu­muy­la eşlik eden Remzi Bekar, ku­rum­da bir türlü kad­ro­ya ge­çe­me­miş. Kırk se­ne­dir, tabir ca­iz­se parça başı, işini ya­pı­yor, pa­ra­sı­nı alıp çı­kı­yor: “Hiç­bir dö­nem­de bu ku­rum­da tulum kad­ro­su ol­ma­dı ma­ale­sef... Daha doğ­ru­su tu­lu­mun yeri ol­ma­dı. Ben ne yap­tıy­sam o işte... Hem­şin'de ben­den önce, beni ce­bin­den çı­ka­ra­cak pek çok tulum sa­nat­çı­sı çık­mış­tır. Ancak ben, tu­lu­mu şehre ge­tir­dim. Önce An­ka­ra Rad­yo­su'nda, ar­dın­dan İstan­bul Rad­yo­su, TRT'de ve şe­hir­de tu­lu­mu kabul et­tir­dim. Te­le­viz­yon­da ilk tulum çalan, ilk tulum plağı ve ka­se­ti yapan, saz­lar­la ilk çalan da benim. Ancak, se­ne­ler­dir tulum çal­dı­ğım ku­ru­ma kad­ro­yu ma­ale­sef ge­ti­re­me­dik. Yani, 1964'den bu yana TRT'de tulum ça­la­rım ama kad­ro­suz."
TU­LU­MU EV­REN­SEL­LEŞTİRDİ
Remzi Bekar, as­ker­den sonra İstan­bul'a İstan­bul Rad­yo­su'na gelir. Rad­yo­da elin­de ser­ti­fi­ka ve dol­dur­du­ğu bir bant­la gelir. Kabul edi­lir ama bir yan­dan da ça­lış­ma­lı­dır. Divan Oteli'nde tek­rar ça­lış­ma­ya baş­lar. Bekar o gün­le­ri şöyle an­la­tı­yor : “Otel­de ça­lı­şır­ken tulum üze­ri­ne derin dü­şün­ce­le­re dal­dım. Onu araş­tır­mak, daha ya­kın­dan ta­nı­mak is­te­dim. Köy­dey­ken bir İngi­liz La­uren­ce­Pic­ken gel­miş be­nim­le söy­le­şi yap­mış­tı. Daha sonra Mr.​Pic­ken benim ad­re­si­mi bulup, bana mek­tup yazdı. Ve tu­lum­la il­gi­li ben­den yeni bil­gi­ler is­te­di. O da 'Folk Mu­si­cal Inst­ru­ments Of Turkey' adlı bir kitap yazdı. Ben de ona yeni bil­gi­ler ver­mek için tulum araş­tır­ma­la­rı yap­tım. Zaten onun ki­ta­bın­da da ben­den çokça bah­se­der."
NE HEMŞİN TU­LUM­SUZ NE TULUM HEMŞİN’SİZ OLUR
Remzi Bekar, bu­gü­ne kadar, 6 plak, 8 tulum ka­se­ti çı­kar­dı Ce­mi­le Cev­her'den İbra­him Can'a pek çok Ka­ra­de­niz­li sa­nat­çı­ya tulum çaldı. Tu­lum­la sa­nat­çı­ya ilk eşlik eden o. Mus­ta­fa To­pa­loğ­lu'na 'Al aşağı Vur Düzi' tür­kü­süy­le eşlik etti ve bu alan­da bir ilkin de sa­hi­bi... Tu­lu­mu, solo ola­rak rad­yo­da ilk çalan Ga­ri­poğ­lu, bağ­la­may­la ve diğer saz­lar­la çalan ise Remzi Bekar’dır. Ona göre, “Hem­şin ol­ma­say­dı tulum ol­maz­dı, tulum ol­ma­say­dı Hem­şin ol­maz­dı”. Remiz Bekar, pas­ta­cı­lık ve gar­son­luk ya­par­ken de, tulum ça­lar­ken de en iyisi olmak is­te­miş. Nida Tü­fek­çi'nin 'tu­lu­mu temiz çalan' sa­nat­çı diye ta­nım­la­dı­ğı Bekar, 1974'den sonra ken­di­ni tulum üze­ri­ne araş­tır­ma­la­ra ver­miş­tir. Bekar’ın Hem­şin Folk­lo­ru isim­li ki­ta­bı 2012 yı­lın­da ya­yım­lan­dı.
TULUM KADRO ALDI
“Se­ne­ler­dir tulum çal­dı­ğım ku­ru­ma kad­ro­yu ma­ale­sef ge­ti­re­me­dik. Yani, 1964'den bu yana TRT'de tulum ça­la­rım ama kad­ro­suz" diyen Remzi Bekar’ın bu ça­ba­sı Mus­ta­fa Gökay Ferah ta­ra­fın­dan ha­ya­ta geçti. Ferah’ın ça­ba­la­rı so­nu­cu Kül­tür ve Tu­rizm Ba­kan­lı­ğı bün­ye­sin­de kadro açıl­dı ve Tür­ki­ye Cum­hu­ri­ye­ti ta­ri­hin­de ki ilk Tulum kad­ro­su ile yer alan sa­nat­çı oldu. Ken­di­si aynı za­man­da ses sa­nat­çı­sı ol­du­ğu için Kül­tür Ba­kan­lı­ğı bün­ye­sin­de hem ses hem de tulum sa­nat­çı­sı ola­rak görev yap­mak­ta­dır. Önem­li bir gi­ri­şim ne­ti­ce­sin­de olum­lu so­nuç­la­nan bu sü­reç­ten do­la­yı Ferah’ı teb­rik edi­yor. Ba­şa­rı­la­rı­nın ar­ta­rak devam et­me­si­ni di­li­yo­ruz. Kül­tü­rü­mü­ze büyük kat­kı­la­rı olan Remzi Bekar ağa­be­yi­mi­ze say­gı­lar su­nu­yor, sağ­lık ve esen­lik­ler di­li­yo­rum.