Fatih Sultan KAR


BİZ NE ZAMAN “KÜME”DEN KURTULACAĞIZ RİZE GÜNLERİ BU HALİYLE RİZE'NİN TANITIMINA YARAR DEĞİL ZARAR VERİYOR

e-mail: fatihsultan.kar@gmail.com - Web: fatihsultankar.com


    Rize Pazar’ın de­li­si (halk de­yi­miy­le) Çamlı Hakkı’yı bütün Pa­zar­lı­lar tanır. Hakkı nasıl ol­duy­sa bir gün An­ka­ra’ya gider. So­kak­ta ya­tar­ken onu gören bir Pa­zar­lı: “Hakkı, sen bu­ra­da ne ya­pı­yor­sun?” der ve para ver­me­ye kal­kar. Hakkı ba­şı­nı kal­dı­rır ve ken­di­si­ni ta­nı­dı­ğı­nı belli et­me­me­si­ni is­te­ye­rek: “Sus der, Pazar’i rezil et­me­ye­lum”. Şimdi bende 12. Rize Gün­le­ri­nin ha­zır­la­yan­la­ra ses­le­ni­yo­rum. Bun­dan son­ra­ki et­kin­li­ği bu şe­kil­de ya­pa­cak­sa­nız yap­ma­yın “Rize’yi Rezil et­me­ye­lim”.
RİZE BU DEĞİL
    *Ge­li­nen nok­ta­da Rize Gün­le­ri ama­cı­nın dı­şı­na çık­mış­tır. Rize ili­nin ta­nı­tı­mı­na katkı ye­ri­ne, ili­mi­zin ima­jı­na zarar ver­mek­te­dir. Ri­ze­li­le­rin Ri­ze­li ol­ma­yan in­san­la­ra be­le­di­ye­den üc­ret­siz ola­rak alıp pa­ray­la ki­ra­la­dı­ğı stant­lar­da sözde Rize ürünü, sözde Ri­ze­li usta ha­zır­la­dı man­tı­ğıy­la bizim in­sa­nı­mız al­da­tıl­mak­ta ta­bi­ri ca­iz­se ka­zık­lan­mak­ta­dır.
NERDE SANAT NERDE KÜL­TÜR
    *Bir et­kin­lik­ler diğer et­kin­lik ara­sın­da bir yıl gibi (ko­ro­na dö­ne­min­de üç yıl) zaman var­ken iyi ha­zır­la­nıl­ma­mış, Rize’ye değer ka­tan­lar dı­şa­rı­da tu­tul­muş­tur.
    Ya­yın­la­nan ve et­kin­lik ala­nın gi­ri­şin­de yer alan prog­ram lis­te­sin­de kül­tür, sanat, spor ve Rize ta­ri­hi­ne yö­ne­lik ko­nu­la­ra ko­nuk­la­ra ne­re­dey­se yer ve­ril­me­miş­tir. Artık uf­ku­mu­zu aça­lım. Bu et­kin­lik bitti. Bir daha ki et­kin­li­ğe ha­zır­lan­mak için en az 365 gün var. .
    Bir yılda ya­pı­la­cak iş belli. Bir yıl için­de gün gün takip eder­si­niz; Rize ilini kül­tür sanat spor ve her alan­da kim yu­ka­rı ta­şı­dı ise on­la­rı orayı vit­ri­ne et­kin­li­ğe ta­şı­sın.. Şimdi her­kes bir ta­ra­fa işi­nin ba­şı­na dön­me­den ya­pıl­ma­sı ge­re­ken bu et­kin­li­ğin ana­li­zi­ni yap­mak­tır. Or­ta­da bir emek ol­ma­sı­na kar­şın bu ya­pı­lan et­kin­lik çok zayıf ve ba­şa­rı­sız ol­muş­tur.
    Ta­nı­tım­da Rize ile öz­deş­le­şen de­ğer­ler yoktu. Yemek içmek bö­lü­mün­de Ri­ze­li sa­tı­cı­lar yoktu. Ri­ze­li­li­ği is­tis­mar eden ve ürün­le­ri­nin Rize ile il­gi­si ol­ma­yan sa­tı­cı­lar vardı.
UZAYA ÇAY GÖN­DERDİK AMA…
    *Bu et­kin­li­ğin ve ner­dey­se her et­kin­li­ğin kur­ta­rı­cı­sı Tahta Araba, Dev Ri­zes­por Bay­ra­ğı sal­la­yan Rambo kar­de­şim ve at­ma­ca­cı am­ca­mız ol­muş­tur. On­la­ra kat­kı­la­rı için te­şek­kür edi­yo­rum. Rambo kar­de­şi­miz, Ri­zes­por ca­nı­mız ve at­ma­ca sem­bo­lü­müz­dür. Onlar ol­ma­dan Rize ta­nı­tı­mı olmaz. Ama üs­tü­ne bir şey ka­ta­lım artık. Ha kat­tı­ğı­mız alay ko­nu­su ol­ma­sın. Ça­yı­nın çayın so­run­la­rı dağ gibi iken bir sivil top­lu­mu­nun yap­ma­sı ge­rek­ti­ği gibi uzaya çay gön­der­me ye­ri­ne yet­ki­li­le­re çare bul­ma­la­rı yo­lun­da mesaj gön­de­re­lim.
VEFA SEMTİ YENİKAPI’YA ÇOK YA­KIN­DI OYSA
    Rize de­yin­ce ak­lı­mı­za gelen Ekrem Orhon, kısa zaman önce kay­bet­tik­le­ri­miz Ahmet Mesut Yıl­maz, Bü­lent Koç, Tun­cay Ma­ta­ra­cı, Şenol Birol, Mu­har­rem Kürk­çü, Ayhan Alp­te­kin, Ci­mil­li İbo gibi de­ğer­le­ri­mi­zi et­kin­lik­te gö­re­ni­niz oldu mu? Çok bir zor bi­re­bir öl­çü­le­rin­de on­la­ra ait söz­le­riy­le et­kin­lik ala­nın­da on­la­rı ha­tır­lat­mak...     Bir vefa değil mi?
GAST­RORİZE’DEN ÇAKMA RİZELİ STANT­LA­RA
    1-3 Tem­muz 2021 ta­rih­le­ri ara­sın­da ger­çek­leş­ti­ri­len 1. Gast­ro­Ri­ze Ulu­sal Rize Gast­ro­no­mi Gün­le­ri'ne Rize yeme içme kül­tü­rü­nü ta­nı­tım için güzel bir baş­lan­gıç ol­muş­tu. Ar­dın­da Emitt 2021 Tu­rizm Fuarı ve Rize’nin onur ko­nu­ğu ol­du­ğu Me­zo­po­tam­ya Gurme ve Yö­re­sel Lez­zet­ler Fuarı’na Rize yeme içme kül­tü­rü en güzel şe­kil­de tem­sil edil­miş­ti. 12. Rize Gün­le­ri’nde ise bütün bu gü­zel­le­re artı sağ­la­na­ca­ğı­na Rize ve Ri­ze­li adı al­tın­da gıda ürünü satan bütün dük­kan­lar ya­ban­cı­la­ra ki­ra­lan­dı ve faiş fi­yat­lar­la satış ya­pıl­dı. Yemek içme bö­lü­mü tam bir pa­na­yır­dı.
RİZE’NİN HER RENGİ BİZİM
    2019 yı­lın­da Mal­te­pe"de ya­pı­lan Rize Gün­le­ri et­kin­li­ğin açı­lış pro­to­kol fo­toğ­ra­fı­na ve 2022 Ye­ni­ka­pı et­kin­li­ği açı­lış pro­to­kol fo­toğ­ra­fı­na lüt­fen bir bakın. De­ği­şen bir şey ol­ma­dı­ğı­nı gö­re­cek­si­niz. Rize’nin her renk­te de­ğer­li isim­le­ri var. Ama ne­den­se hep aynı isim­ler, aynı si­ma­lar­la yol alı­nı­yor.
RİZELİ ÇAY­LIK­TA RİZE GÜN­LERİ YENİKAPI’DA
    25-29 Mayıs 2022 ta­rih­le­rin­de Ye­ni­ka­pı’da ya­pı­lan bu et­kin­li­ğin za­man­la­ma­sı ol­duk­ça yan­lış­tır. Rize’de yeni Ha­va­ala­nı tu­riz­me can­lı­lık ka­zan­dır­dı. Mayıs ayın ba­şıy­la bir­lik­te büyük şe­hir­ler­den Rize’ye göç baş­lar.
    O ta­rih­ler­de ya­pıl­ma­sı ge­re­ken en güzel iş in­san­la­rı tu­rizm ter­cih­le­ri­ni Rize’den yana yap­ma­la­rı­na katkı sağ­la­mak­tır.
RİZE KO­CA­MAN BİR ŞEHİR KO­CA­MAN DÜ­ŞÜN­MEK LAZIM
    Güzel in­san­lar Rize ye­tiş­tir­dik­le­riy­le gü­zel­lik­le­riy­le ko­ca­man bir şehir. Biz neden ko­ca­man dü­şün­mü­yo­ruz. Ri­ze­li sa­yı­sız yazar ede­bi­yat­çı kar­de­şi­miz var. Şa­ir­le­ri Şeref Bil­sel var, Vey­sel Çolak var. Emin Şir var. Var da var. Fo­toğ­raf sa­na­tın­da Cemal Gülas var. Az fark­lı dü­şü­ne­ni ke­na­ra bı­ra­kı­yo­ruz. Her­kes aynı dü­şün­ce gök­ku­şa­ğı nasıl olu­şur­du. Ri­ze­li önem­li ya­zar­lar var. Prog­ram açık­la­nı­yor. Fuar ala­nı­nın gi­ri­şi­ne ası­lı­yor. İçinde ede­bi­yat ki­ta­bı­yat adına ne var. Rize üze­ri­ne ya­yın­cı­lık kim­se­nin te­ke­lin­de de­ğil­dir. Bi­ri­le­riy­le yol alıp Rize için sü­rek­li eser üre­ten isim­le­ri ke­nar­da tu­tar­sa­nız öte­ki­leş­tir­miş olur­su­nuz. Bizim eleş­ti­ri­le­ri­miz­le bir­kaç yazar et­kin­li­ğe son­ra­dan dahil edil­di. Prog­ram lis­te­sin­de ad­la­rı yok. Gi­riş­te ası­lan prog­ram akı­şın­da yok­lar. Bun­lar benim tes­pit­le­rim­di şimdi de siz­ler­le Ri­ze­li­ler bana ulaş­tır­dı­ğı not­la­rı pay­la­şı­yo­rum.
*Bu arada yap­tık­la­rı­nın çok eksik ol­du­ğu­nu bu­lun­duk­la­rı yer­den gö­re­mi­yor­lar.
*Ön­ce­ki yıl­lar­da Ça­ye­li Ya­nık­dağ Köyü'ndeki son sepet us­ta­la­rın­dan biri olan Bekir Her­ve­nik orada hem yap­tı­ğı se­pet­le­ri ser­gi­le­miş, hem de canlı ola­rak sepet yap­mış­tı. Bu sene neden ge­ti­ril­me­di?. Se­ne­ye ge­ti­ril­sin.
*Et­kin­li­ğe sı­ra­dan ti­ca­ret ha­kim­di. Ora­dan ya­pıl­ma­sı ge­re­ke­nin onda biri bile ya­pıl­mı­yor. Belli isim­ler ya­yın­cı­lı­ğın ve diğer iş­le­ri kendi te­ke­lin ol­du­ğu­nu sa­nı­yor.
*Ça­dı­rın için­de ye­te­ri kadar ha­va­lan­dır­ma ol­ma­dı­ğı için res­men bo­ğul­duk. Söy­le­necek çok şey var ama söy­le­sek de de­ğiş­mi­yor­lar. Seni an­la­sa­lar bu ha­ta­la­ra düş­mez­ler.
*İlçe­le­rin stant­la­rı dı­şın­da kalan yö­re­sel yemek ve gıda sa­tış­la­rı ya­pı­lan yer­ler­de Ri­ze­li­le­rin dı­şın­da başka şe­hir­den es­naf­la­rın ne işi vardı.
*Stant isim­le­ri yerli, için­de­ki­ler ya­ban­cıy­dı. Rize Dük­kan ta­be­la­la­rı al­dat­ma­cay­dı.
*Stant­lar­da ağır abi­ler ve ab­la­lar otur­muş mu­hab­bet edi­yor­lar­dı. Her hangi bir ta­nı­tım için bir gay­ret­le­ri yoktu. Kitap ta­nı­tı­mı çok ye­ter­siz­di. Yağ ve pey­nir­ler aynı mer­kez­den gel­miş gibi du­ru­yor­du (Sam­sun gibi) Fi­yat­la­rın ucuz­lu­ğu cep ya­kı­yor­du.
*Yıl­lar­dır yazıp çi­zi­yo­ruz. Rize Va­li­li­ği­ne, Tu­rizm Mü­dür­lü­ğü­ne ve Be­le­di­ye­ye ma­il­ler attık. Rize Gün­le­ri bi­ri­le­ri­nin rant ka­pı­sı ol­ma­sın. Di­li­mi­ze tüy bitti ama si­ya­si güce sır­tı­nı da­ya­yıp, Rize’yi Ri­ze­li­yi rezil et­me­ye devam edi­yor­lar.
* Ken­di­ni Rize’ye ada­mış, Rize’yi terk et­me­miş ve halen on­la­ra hiz­met eden biz Ri­ze­li yö­re­sel mü­zis­yen­ler­de yok. Atma tür­kü­cü­ler yok. Daha ne için var bu gün­ler…
*Bu iş kül­tü­rel ta­nı­tı­mın dı­şı­na çıktı, ta­ma­men ti­ca­re­te dö­nüş­tü. Artık bu tür fa­ali­yet­ler­den vaz­geç­mek gerek. Gi­de­rek işin aslı kay­bo­lup yoz­la­şı­yor.
*Sivil Top­lum Ku­ru­luş­la­rı­na büyük iş dü­şü­yor. Onlar da dümen su­yu­na gir­miş, bu rant ve si­ya­se­te çanak tu­tu­yor­lar. O Gün­ler­den fo­toğ­raf ve selfi pay­la­şı­yor, Ri­ze­li adı al­tın­da Ri­ze­li­le­re satış yapan çakma Ri­ze­li es­na­fı dil­len­dir­mi­yor, tepki koy­mu­yor­lar.
*Sa­tı­cı­la­rın çoğu dı­şar­dan gel­miş. Rize sözde Rize süt­la­cı sa­tı­yor. Sor­dum “Dük­ka­nın ne­re­de? “Çak­tır­ma. Ri­ze­li de­ği­lim” dedi.
*Tüm stant­lar­da ça­lı­şan­la­ra “Rize’nin ne­re­sin­den­si­niz” diye sor­du­ğum. Bir çoğu “Mer­kez Ma­hal­le­si’nde­niz” (orası ne­re­si bi­le­me­dim) dedi. Ürün fi­yat­la­rı çok yük­sek­ti. ay­rı­ca ürün­le­rin bizim ha­ki­ki Rize ürün­le­ri ile ala­ka­sı yoktu. Ku­lak­tan duyma yer isim­le­ri­ni eti­ket­le­miş­ler. Bu al­dat­ma­ca­ya or­ga­ni­zas­yon nasıl izin verdi. Bü­rok­rat kesim diye ad­lan­dır­dı­ğı­mız ki­şi­le­rin gövde gös­te­ri­si yapıp fo­toğ­raf çek­tir­me­le­ri et­kin­li­ğin en ta­nı­tı­cı yönü oldu.
*Bir sa­tı­cı “Rize kö­me­si” yaz­mış. Oysa Rize'de ceviz ağaç­ta çü­rü­yor.
*Sev­gi­li Fatih kar­de­şim bu güzel iç­ten­lik­le ifade et­ti­ğin sa­tır­la­rın al­tı­nı im­za­lı­yo­rum. Hatta eaz bile yaz­dın. Rize sev­da­sı yü­rek­ten ol­du­ğu­nu ka­nıt­la­dın...
*Ben­zer söz­le­ri ka­tıl­dı­ğım tüm top­lan­tı­lar­da söy­le­dim. Rize'nin horon, hamsi ve muh­la­ma­dan iba­ret de­ğil­dir. Rize kül­tü­rü­nü ta­nı­tı­mı­nın bu yö­nüy­le hep eksik kal­dı­ğı­nı ilet­tik. Ama bey­hü­de..
*Yaz­dık­la­rı­nız çok doğru tes­pit­ler. İşi eh­li­ne değil, ta­nı­dık bi­ri­ne yap­tı­rın­ca böyle olu­yor. Kül­tü­rel fa­ali­yet­le­rin ta­ra­fı olmaz. Sa­de­ce yö­re­ye özgü ol­ma­sı dik­ka­te alı­nır.
*Bu et­kin­lik bize Rize’de küme ve pes­til ya­pıl­dı­ğı­nı gös­ter­di. Yine Rize Süt­la­cı ve Pi­de­si sa­tı­lan ürün­le­rin Rize ile il­gi­si yoktu. Yemek içme stant­la­rı ara­sın­da Ke­men­ce ve Mar­ka­53 stant­la­rı­nı koy­muş­lar. Oysa Rize için iki önem­li stan­tı arka plana at­tı­lar.
*Yeme içme bö­lü­mü tam bir fe­la­ket, Rize’ye ait tek bir marka yoktu. Diğer bö­lüm­ler­de za­yıf­tı. Ri­ze­li ol­ma­yan dost­la­rı­mı­zı iyi ki davet et­me­mi­şiz.
Not: Ama­cım sa­de­ce durum tes­pi­ti yapıp ha­ta­dan ders çı­ka­rıl­ma­sı­nı sağ­la­mak­tır. “Ken­di­si­ni oraya davet et­me­di­ler o yüz­den yazdı” diyen olur­sa “beni ta­nı­mı­yor­dur” derim. Beni davet et­ti­ler. Ya­şa­nan bir sü­reç­ten do­la­yı te­şek­kür edip, ka­tıl­ma­dım..