Fatih Sultan KAR


FETİH DE BİZİM KURTULUŞ DA BİZİM ÇÜNKÜ ÜÇ BEŞ KUPONA ALINMADI BU VATAN

e-mail: fatihsultan.kar@gmail.com - Web: www.fatifsultankar.com


 

 


Fetih de Kur­tu­luş­ta bizim ortak de­ğer­le­ri­miz­dir. Geçen yıl Rize’de dü­zen­le­nen ve içe­ri­ğin­de çok bir kah­ra­ma­nın “Rize’nin kur­tu­lu­şu yok” söz­le­riy­le gün­dem olan Fetih et­kin­li­ği bu yılda dü­zen­le­necek. Aynı et­kin­li­ğin bu yılda Rize'de Fetih'ten Za­fe­re Rize adıy­la ya­pı­la­cak.
İsmail Kah­ra­man'ın söz­le­rin­den sonra bir açık­la­ma ge­re­ği bile duy­ma­yan RİDEVA'nin baş­ka­nı bu yıl ki et­kin­lik ön­ce­si yap­tı­ğı des­tek zi­ya­ret­le­ri­ne İsmail Kah­ra­man ile baş­la­dı. Fetih de Kur­tu­luş­ta bi­zim­dir. Milli Mü­ca­de­le­yi kur­tu­lu­şu unu­tup sa­de­ce bu et­kin­li­ği yap­mak ku­tup­laş­tır­mak­tır. Ay­rış­tır­mak­tır. İşte bu ay­rım­cı­lı­ğın Rize’de kay­bet­tir­di­ği­ni hala gör­mez­den ge­len­ler var.
Geçen yıl Rize'de ya­pı­lan Fetih et­kin­li­ği ön­ce­si dü­zen­le­nen basın top­lan­tı­sın­da en­di­şe­le­ri­mi­zi tek tek dile ge­tir­dik.
Rize'de sevgi ve kar­deş­li­ği yay­gın­laş­tır­mak için ya­pıl­dı­ğı söy­le­nen et­kin­li­ğin ta­rih­sel ay­rım­cı­lı­ğa yol aça­ca­ğı kay­gı­la­rı­mız tek tek söy­le­dik.
Bu sev­gi­yi yıl­lar­dır fa­ali­yet gös­ter­di­ği­niz İstan­bul’da yay­sa­nız ya. Rize der­nek­çi­li­ği­nin temel he­de­fi Rize bay­ra­ğı­nı yu­ka­rı ta­şı­mak ol­ma­sı ge­re­kir­ken der­nek­çi­li­ği si­ya­se­tin arka bah­çe­si ha­li­ne ge­tir­di­niz.
MİLLİ MÜ­CA­DE­LE VE SON­RA­SIN­DA KUR­TU­LUŞ VAR­DIR VE RİZE BİR CUM­HURİYET ŞEHRİDİR
Et­kin­lik prog­ra­mı için­de paten ile il­gi­li ödül tö­re­ni ol­du­ğu­nu gö­rün­ce prog­ram fetih ru­hu­na uygun prog­ram di­yen­le­re "Fatih Sul­tan Meh­met Han Trab­zon'u fet­he­der­ken aya­ğın­da paten mi?
Vardı diye sor­duk. Hatta bir ga­ze­te­ci ar­ka­da­şı­mız daha önce Rize'de ilki dü­zen­le­nen fetih et­kin­li­ğin­de İsmail Kah­ra­man'ın sarf et­ti­ği Rize'nin kur­tu­lu­şu yok­tur Kur­tu­luş yok­tur söz­le­ri­nin yan­lış ol­du­ğu­nu söy­le­me­si bile bu vahim du­ru­ma mani ol­ma­ya ye­ter­li ol­ma­dı. Bütün bu en­di­şe­ler için­de geçen basın top­lan­tı­sı­na çok sa­yı­da basın men­su­bu ka­tıl­ma­sı­na rağ­men bir­kaç medya ku­ru­lu­şun­da haber yer aldı.
Prog­ram­dan önce ya­pı­lan yü­rü­yüş­te bakan ve İstan­bul'da dü­zen­le­nen et­kin­lik­ler­de aşina ol­du­ğu­muz si­ma­lar en önde yü­rür­ken 100 metre bo­yun­da­ki Türk Bay­ra­ğı kon­vo­yun en önün­de yer al­ma­sı ge­re­kir­ken en sonda yer aldı.
İstan­bul'da ge­ti­ri­len da­vet­li­le­re rağ­men kül­tür mer­ke­zin­de bek­le­nen ka­tı­lım ol­ma­mış­tı
MİLLİ MÜ­CA­DE­LE VE KUR­TU­LUŞ ATA­TÜRK’Ü CUM­HURİYETİ HA­TIR­LA­TI­YOR DİYE Mİ?
Bu et­kin­li­ğin fikir ba­ba­sı İsmail Kah­ra­man ha­ya­ta ge­çi­ren ise İstan­bul Rize Der­nek­ler Fe­de­ras­yo­nu Vakfı RİDEVA idi. RİDEVA Baş­ka­nı et­kin­lik ön­ce­si İstan­bul'dan Rize iline gel­miş ilk zi­ya­re­ti İkiz­de­re'de kö­yün­de bu­lu­nan İsmail Kah­ra­man'a ger­çek­leş­tir­miş­ti. Bu yılda zi­ya­ret­le­ri­ne aynı zat-ı muh­te­rem­le baş­la­dı. İsmail Kah­ra­man bana göre bek­le­nen ko­nuş­ma­sı­nı yap­mış "Şe­hir­le­rin düş­man iş­ga­lin­den kur­tu­lu­şun­dan do­la­yı kut­la­ma ya­pıl­maz.
Cihan Harbi bitti, müs­tev­li­ler ala­cak­la­rı­nın bir­kaç kat mis­li­ni aldı ve öyle git­ti­ler, çe­kil­di­ler. Kur­şun sık­ma­dık ki" di­ye­rek Kur­tu­lu­şu Milli Cum­hu­ri­ye­ti hiçe sayan ko­nuş­ma­sı­nı yaptı. 1461'de Sinop'tan baş­la­yan se­fer­ler­de bazı an­laş­ma­lar sağ­lan­sa da 17 gün süren ordu ku­şat­ma­sı­na kar­şın Trab­zon İmpa­ra­tor­lu­ğu tes­lim ol­ma­yı kabul et­me­di. Kasım Paşa'nın kara ve de­niz­den 32 gün süren ku­şat­ma­sı son­ra­sı 15 Ağus­tos 1461'de Trab­zon'a gi­ril­di ve kent fet­he­dil­di. Fe­tih­le şehre giren Fatih, kent­te­ki ilk na­ma­zı­nı Ha­gi­os Ma­nas­tı­rın­da kıldı ve bu­ra­yı ca­mi­ye çe­vir­di.
Kasım Paşa'yı Vali ata­dık­tan sonra da kent­ten ay­rıl­dı. Bu fe­tih­te mer­ke­zi Pazar olan Rize hiç anıl­ma­dı. İmpa­ra­tor David, Trab­zon'a bağlı Rize dahil, yer­le­şim­ler­le biat etti. Fatih'in or­du­su ve kan­yon­la­rın­dan hiç­bi­ri Rize'ye geç­me­di! Sa­hil­de Çoruh Neh­ri­ne kadar olan top­rak­lar, Hem­şin dahil, sa­vaş­sız ve ku­şat­ma­sız Os­man­lı ha­ki­mi­ye­ti­ne girdi. Hal böyle iken size göre fetih var, kur­tu­luş yok. Kur­tu­luş var­dır ve Milli Mü­ca­de­le, Kur­tu­luş demek Cum­hu­ri­yet de­mek­tir, Ata­türk de­mek­tir.
ÇAY RİZE''YE CUM­HURİYET'İN EN BÜYÜK AR­MA­ĞA­NI­DIR
Ta­ri­hi ger­çek­le­ri bil­me­yen bazı art ni­yet­li ki­şi­ler Rize şeh­ri­nin Rize’nin kur­tu­lu­şu yok, Rus­lar ken­di­le­ri çe­kil­di ma­sal­la­rı an­la­tı­lır du­rur­lar. Ba­zı­la­rı da kur­tu­lu­şun Ata­türk ve Cum­hu­ri­yet'i ha­tır­lat­tı­ğı için onu arka plana alır başka et­kin­lik­le­re ağır­lık ve­rir­ler. Oya Rize bir Cum­hu­ri­yet şeh­ri­dir ve çay Cum­hu­ri­ye­tin Rize iline ar­ma­ğa­nı­dır.
AS­KO­ROZ'DA DES­TAN YA­ZIL­DI
Kah­ra­man Kal­ka­van Bey’in bir avuç gö­nül­lü ile As­ko­roz De­re­si’nde ver­di­ği mü­ca­de­le ve çe­ki­len onca zülüm hiçe sa­yı­lır. Bu durum bir şeh­rin geç­mi­şi­ne ve en önem­li­si Rize şe­hit­le­ri­ne say­gı­sız­lık­tır. İstik­lal Sa­va­şı­mız­da Rize’miz hep önem­li rol oy­na­mış­tır. Er­zu­rum ve Sivas Kong­re­le­rin­de Rize de­le­ge­le­ri ka­tıl­mış­tır. Ri­ze­li­ler sa­de­ce Rize ve çev­re­si­nin sa­vu­nul­ma­sıy­la ye­tin­me­miş, diğer böl­ge­ler­de de vatan sa­vun­ma­sı­na gö­nül­lü ka­tıl­mış­lar­dır. İstik­lal Sa­va­şı­mız­da si­la­hal­tı­na girme ko­nu­sun­da te­red­düt et­me­yen Ri­ze­li­ler, ay­rı­ca gö­nül­lü ola­rak da milis güç­ler oluş­tur­muş­lar, Kazım Ka­ra­be­kir Paşa ko­mu­ta­sın­da Doğu Cep­he­si Ha­re­kâ­tı, Sa­kar­ya mu­ha­re­be­le­ri­ne de en önde yer al­mış­lar­dır. Kuv­vet­le­ri­miz için silah ve cep­ha­ne nak­lin­de de Dur­sun Kap­tan başta olmak üzere aktif gö­rev­ler al­mış­lar­dır. Yine böl­ge­miz dı­şın­da­ki mü­ca­de­le­de İpsiz Recep gibi gö­nül­lü­le­rin Mar­ma­ra böl­ge­sin­de sa­vun­ma­ya ka­tıl­dık­la­rı­nı gö­rü­yo­ruz. Kur­tu­luş için ba­şı­nı or­ta­ya koyan İpsiz Recep, Dur­sun Kap­tan, Ya­ma­koğ­lu, Me­to­za­de Hü­se­yin Efen­di, İlyas Sami Kal­ka­va­noğ­lu, Ke­ten­ci­oğ­lu Yakup, Me­to­za­de Hü­se­yin, Hem­şin­li Ne­ca­ti Me­mi­şoğ­lu, Ma­ta­ra­cı Meh­met Efen­di, Tuz­cu­oğ­lu Halit Ağa, Hafız Mu­har­rem Ke­çe­li, Ha­cı­oğ­lu Hafız Meh­met, Ragıp Efen­di, Ri­ze­li Osman Sa­ru­han Reis, Gi­rit­li­oğ­lu Mesut Reis, Ri­ze­li Şa­hi­noğ­lu Ali Osman Kâhya, Pa­zar­lı Al­tun­diş Mus­ta­fa Kap­tan, Ruşen Kal­ka­van Reis, Ri­ze­li Şükrü Kal­ka­van Reis ve nice yiğit in­sa­nın to­run­la­rı ol­du­ğu­mu­zu unut­ma­ya­lım.
RİZELİLERİN HEM­ŞEHRİSİ ATA­TÜRK
Milli Mü­ca­de­le sü­re­cin­de Ri­ze­li­ler Ata­türk’ün hep ya­nın­da ol­muş­lar, kur­tu­lu­şa yürek koy­muş­lar­dır.
2 Ara­lık 1922 ta­ri­hin­de Ata­türk’ü, TBMM’nin ve si­ya­se­tin dı­şın­da bı­rak­mak, yak­la­şan se­çim­ler­de mil­let­ve­ki­li se­çil­me­si­ni en­gel­le­mek ama­cıy­la TBMM’de bir kanun de­ği­şik­li­ği öne­ren üç mu­ha­lif Mil­let­ve­ki­li, ge­lecek se­çim­ler­de Mil­let­ve­ki­li ola­cak­la­rın doğ­duk­la­rı veya en az 5 yıl sü­rey­le ya­şa­dık­la­rı yer­ler­den aday ol­ma­la­rı­nı is­ti­yor­lar­dı. Bu tek­lif açık­ça Mus­ta­fa Kemal’e aday­lık ve Mil­let­ve­kil­li­ği yo­lu­nu ka­pa­tı­yor­du. Doğ­du­ğu yer olan Se­la­nik, yeni Cum­hu­ri­yet’in sı­nır­la­rı dı­şın­da kal­dı­ğı ve cep­he­den cep­he­ye koşan Ata­türk, İşte o gün­ler­de, bu olayı da pro­tes­to etmek, Ata­türk’ün ya­nın­da ol­duk­la­rı­nı be­lirt­mek için Ri­ze­li­ler, Ata­türk’e hem­şe­ri­lik tek­li­fin­de bu­lu­nur­lar. 25 Nisan 1923 Yı­lın­da Rize’nin o dö­nem­ki ida­re­ci­le­ri Ata­türk'e telg­raf çe­ke­rek Rize'nin Hem­şe­ri­si ol­ma­sı­nı talep et­miş­ler ve Ata­türk' de bunu 28 Nisan 1923 yı­lın­da gön­der­miş ol­du­ğu telg­raf­la kabul et­miş­tir. 17 Eylül 1924 ta­ri­hin­de Rize'yi zi­ya­ret eden Ata­türk ve be­ra­be­rin­de­ki­le­ri Ha­mi­di­ye zırh­lı­sın­dan alıp ka­ra­ya ulaş­tır­ma­ya ça­lı­şan motor de­ni­zin şid­de­tin­den mu­vaf­fak ola­ma­yın­ca Müftü Ma­hal­le­sin­den 20 ya­şın­da­ki Hakkı Şen­türk, da­ya­na­maz ve öne atı­lır. De­ni­ze koşup Ata­türk’ü sır­tı­na ala­rak ka­ra­ya çı­kar­mak ister. Ata­türk, bu is­te­ği “Bı­ra­kın ayak­la­rım mem­le­ke­ti­min su­la­rın­da ıs­lan­sın” di­ye­rek geri çe­vi­rir­di.
BÜTÜN RİZE KAY­NA­DI
Bu gece rüya gör­düm bütün Rize kay­na­dı Sa­bah­tan kalk­tım, bak­tım bütün Rize oy­na­dı
As­ker­ler mar­ti­ni­ni hem sildi, hem yağ­la­dı Uşak­lar si­la­hı­nı om­zu­na bağ­la­dı.
Bizim gemi yü­rü­di Hopa’dan asker aldı As­ke­ri­ni gez­dür­di dev­le­ti­miz mil aldı.
Kemer’den vapur açtı san­cak­la­rı par­la­dı Bizim bu top­rak­lar­da çok ana­lar ağ­la­dı….
Düş­man Rize’ye doğru iler­li­yor­du. Şeh­rin beş ki­lo­met­re do­ğu­sun­da Taş­lı­de­re’nin sol sa­hi­lin­de Bin­ba­şı Kah­ra­man Kal­ka­van ko­mu­ta­sın­da­ki 600 - 700 erden olu­şan sahil mu­ha­fız ta­bu­ru düş­ma­nı bek­li­yor­du. Türk kuv­vet­le­ri düş­ma­nın köp­rü­yü geç­me­si­ne mâni olmak için hâkim te­pe­le­ri tut­muş va­zi­yet­tey­di. Sabah şa­fak­la be­ra­ber Türk si­per­le­ri ta­ra­fın­dan düş­ma­nın topçu ba­tar­ya­la­rı seri ve şid­det­li bir ateş al­tı­na alı­nı­yor­du. Bu ce­hen­nem ateşi tam dört saat devam edi­yor­du. Türk­ler kaç­mış­tır diyen Rus­lar köp­rü­yü geç­mek için iler­li­yor­lar.
Köprü or­ta­sı­na varır var­maz Meh­met­çi­ğin gür sesi du­yu­lu­yor. Allah Allah ni­da­la­rı yeri göğü in­le­ti­yor­du. Neye uğ­ra­dı­ğı­nı an­la­ya­ma­yan Mos­kof geri çe­kil­mek is­ti­yor­sa da Meh­met­çi­ğin fi­şe­ği va­zi­fe­si­ni ya­pı­yor. Bin­ler­ce düş­man Taşlı Dere su­la­rı­na ka­rı­şı­yor­du. Düş­man top­çu­su daha şid­det­li ölüm yağ­dı­rı­yor­du. Hiç ara ver­me­den bu ecel yağ­mu­ru akşam ka­ra­rın­ca­ya kadar devam edi­yor. Mos­kof tek­rar ta­ar­ru­za ge­çi­yor­sa da köp­rü­yü geç­me­ğe mu­vaf­fak ola­mı­yor­du.
TAŞ­LI­DE­RE ANA­FAR­TA­LA­RI ANIM­SA­TI­YOR­DU
Sekiz saat fa­sı­la­sız devam eden top ateşi hi­ma­ye­sin­de köp­rü­yü geç­mek is­te­yen düş­man Meh­met­çi­ğin mav­ze­ri önün­de eğil­me­ğe mec­bur ka­lı­yor­du. Her geçen gün düş­man biraz daha tak­vi­ye olu­yor ve de­niz­den de aman­sız bir bom­bar­dı­man din­mek bil­mi­yor. Harp bütün şid­det ile devam edi­yor. Türk­ler git­tik­çe azal­mak­ta, Mos­kof ise git­tik­çe ar­ka­dan cep­ha­ne, yi­yecek ve asker al­mak­tay­dı.
Kuv­vet­le­ri­miz üç yüz ki­şi­ye in­di­ği halde Meh­met­çik hâlâ bir adım ge­ri­ye çe­kil­me­miş­ti. Kah­ra­man bey Taş­lı­de­re’de edata bir Ana­lar­la oluş­tu­ru­yor­du.
KAL­KA­VAN’IN YAR­DI­MI­NA MA­TA­RA­CI YETİŞİYORDU
Kah­ra­man Bey “Düş­man ne kadar kuv­vet­li olur­sa olsun, gök­ten ölüm yağsa bir adım geri çe­kil­mem” di­yor­du. Bunun üze­ri­ne sü­va­ri ko­mu­ta­nın bir de şi­fa­hi emri ol­du­ğu­nu be­lir­ti­yor­du. Ko­mu­tan “hattı mü­da­faa yok­tur sathı mü­da­faa var­dır. Va­ta­nın her karış top­ra­ğı düş­man kanı ile su­lan­ma­dık­ça düş­man­dan ka­ça­cak tek bir Türk yok­tur. Fakat parça parça kuv­vet­le­ri bir araya top­la­ma­mız için geri çe­kil­me­ni­zi ve bu çe­kil­me­yi müm­kün ol­du­ğu kadar za­yi­at­sız ba­şar­ma­mız lâ­zım­dır” şek­lin­de em­re­di­yor­du. Kah­ra­man Bey bunun üze­ri­ne çe­kil­me­yi kabul edi­yor­du. Kah­ra­man Bey daha sonra ce­bin­den def­te­ri çı­ka­rıp bir şey­ler ya­zı­yor ve yaz­dık­la­rı­nı Ömer Çavuş’a ve­re­rek “hemen şehre git­me­si­ni Meh­met Ma­ta­ra­cı’yı bulup yaz­dı­ğı mek­tu­bu ona ver­me­si­ni em­re­di­yor­du. Bin­ba­şı Kah­ra­man Bey bu mek­tu­bun­da geri çe­kil­me, emri al­dı­ğı­nı ve bu emri za­yi­at­sız ye­ri­ne ge­ti­re­bil­mek için si­per­le­rin si­vil­ler ta­ra­fın­dan hiç ol­maz­sa bir iki saat daha mü­da­faa edil­me­si­nin lâzım gel­di­ği­ni ve gö­nül­lü­le­rin temin edi­lip der­hal gön­de­ril­me­le­ri­ni is­ti­yor­du. Er­te­si günün ak­şa­mı bu gö­nül­lü kah­ra­man­lar Meh­met­çik­le­rin ara­la­rın­da yer al­ma­ya baş­lı­yor­lar­dı. Gelen gö­nül­lü sa­yı­sı iki yüz elli ki­şi­den olu­şu­yor ve bun­la­rın ara­sın­da yirmi kişi yet­miş ya­şı­nın üze­ri­ne idi.
TAŞ­LI­DE­RE FEDAİLERİ
Köp­rü­yü yine ge­çe­me­yen düş­man ku­dur­mu­şa dön­müş­tü ki o gün bütün gün ve gece top ateşi dur­ma­dan devam et­ti­ri­yor­du. Kah­ra­man­la­rın bir­ço­ğu şehit olmuş, kimi ya­ra­lan­mış­tı. Ancak üç ar­ka­daş sağ kal­mış­tı. Civar köy ka­dın­la­rı ya­ra­lı­la­rı ev­le­ri­ne alıp ge­ti­ri­yor, onlar da son va­zi­fe­le­ri­ni ya­pı­yor­lar­dı. Mu­ha­re­be­nin se­ki­zin­ci günü bütün kuv­ve­tiy­le sal­dı­ran Rus­lar köp­rü­yü geç­me­ye mu­vaf­fak olu­yor­lar. Sağ kalan üç ar­ka­daş­tan ikisi daha sonra şehit olu­yor, Hasan da ağır ya­ra­la­nı­yor­du. Tes­lim ol­ma­yı şa­nı­na ye­di­re­me­yen bu kah­ra­man Ri­ze­li be­lin­den çı­kar­dı­ğı piş­to­fu al­nı­na da­ya­ya­rak “Allah’ım beni affet, şu kâfir Mos­kof”un' kur­şu­nu ile ölmek is­te­mi­yo­rum; diyor ve bir sa­ni­ye sonra al kan­lar için­de uza­nı­yor­du. Halk daha sonra şe­hit­le­ri­ne ko­şu­yor. Bütün şe­hit­ler itina ile ve bütün dini ve­ci­be­ler ye­ri­ne ge­ti­ri­le­rek def­ne­di­li­yor. Daha sonra yol açmak için bu­ra­lar ka­zı­lı­yor. O ru­tu­bet­li yerde şe­hit­le­rin bütün el­bi­se­le­ri çü­rü­dü­ğü halde be­den­le­ri­nin hiç bo­zul­ma­dan dur­du­ğu­nu gören va­tan­daş­lar ho­ca­la­ra ko­şu­yor­du. Çü­rü­müş el­bi­se­le­rin için­de kırk-el­li kuruş gümüş para çı­kı­yor. Kim­se­nin eli vatan için can­la­rı­nı feda eden şe­hit­le­rin pa­ra­la­rı­na git­mi­yor. So­nun­da karar ve­ri­li­yor, bu pa­ra­lar­la bir çeşme yap­tı­rı­lı­yor ve çeş­me­nin adı “şe­hit­ler çeş­me­si” ko­nu­yor­du.
DÜŞ­MAN KO­MU­TA­NI: BU MİLLET ESİR EDİLEMEZ
Te­pe­le­ri zapt eden düş­man ko­mu­ta­nı si­per­le­ri ge­zi­yor­du. Mu­az­zam kuv­ve­ti­ni bir adım ileri at­tır­ma­yan bu bir avuç si­vi­lin yap­tı­ğı kah­ra­man­lık kar­şı­sın, da hay­ran­lı­ğı­nı giz­le­ye­me­ye­rek: “Bu mil­let esir edi­le­mez. Bütün uğ­raş­ma­la­rı­mız bey­hu­de.. Türk­ler va­tan­la­rı­nı nasıl olsa biz­den geri ala­cak­lar­dır. Tarih, böyle kah­ra­man­la­rın top­ra­ğın­da düş­man çiz­me­si­nin uzun zaman do­la­şa­ma­ya­ca­ğı­nı ispat et­miş­tir” der.
NOT:
*Rize’nin kur­tu­lu­şu yok demek Taş­lı­de­re (As­ko­roz), Fın­dık­lı Çağ­la­yan (Abu) De­re­si, Fır­tı­na De­re­si, Ça­ye­li (Ma­pav­ri) de ve­ri­len mü­ca­de­le­yi gör­mez­den gel­mek, esa­ret yıl­la­rın­da çe­ki­len çi­le­yi ya­şa­nan zu­lüm­le­ri bil­me­mek­tir. İpsiz Recep'in ve Ri­ze­li Ku­va-ı Mil­li­yet­çi­le­rin kur­tu­lu­şa yürek koy­ma­sı­nı gör­mez­den gel­mek­tir. Rus Ge­ne­ral­le­ri­nin biz­zat şahit ol­du­ğu ve duy­du­ğu bu hissi an­la­ya­ma­ya­cak kadar gafil olan­lar Rize’nin Kur­tu­lu­şu yok de­me­ye devam et­sin­ler.
Kay­nak
Rize Ge­zin­ti­si ve Şe­hit­ler Çeş­me­si M. Kemal Yan­beğ İnan Trab­zon Hal­ke­vi Der­gi­si Yeni Seri Sayı 6 Mayıs 1943 Sayfa 16-23
Taş­lı­de­re Şe­hit­le­ri Mus­ta­fa Ardal Züm­rüt Rize Ga­ze­te­si Sayı 1 Sayfa 3-4 5 Mayıs 1950