İçerde ve dışarda gündem yine oldukça yoğun ve gündemi takip etmekte de oldukça zorlanıyoruz. Kendimce önemli gördüğüm konuları bu haftada köşeme taşıyarak sizlerle paylaşmaktan memnuniyet duyuyorum. Ancak yazdığım hususlardan ise kesinlikle memnun olamıyorum. İçimizi açan, bizleri neşelendiren haberleri yazmak ve umut verici yorumlar yapmak istiyorum ama maalesef yapamıyorum. Yine de umudumu yitirmemeye çabalıyorum. Barış içerisinde, birlik ve beraberlik ile el ele bir Dünya için karanlık gönüllere inat tüm gücümle çalışıyorum. Haydi, dostlarım şimdi gündeme bir göz atalım. Bakalım gündemimizde neler var:
EMEKLİLERE MÜJDE! GEÇMİŞE DÖNÜK SEYYANEN ZAM TALEBİ MAHKEMEDE
Av. Ali Erdem Gündoğan emeklilerin haklarını korumak maksadıyla geçmişe dönük ilginç bir konuyu gündeme getirmişti. Bununla da yetinmeyen Gündoğan, Yargıtay 7. Ceza Dairesi onursal üyesi Seyfettin Çilesiz ile beraber emekli memurlar lehine “Seyyanen Zam” davası açmıştı. Yargıtay 7. Ceza Dairesi onursal üyesi Seyfettin Çilesiz’in SGK’ya karşı açmış olduğu seyyanen zam davasının duruşması 18 Aralık 2025 tarihinde saat 09.55’te Ankara 9. İdare Mahkemesinde yapılmış ve mahkemeden konuya ilişkin dosyanın Anayasa Mahkemesi’ne gönderilmesi talep edilmişti. Mahkeme ise 15 gün içerisinde kararını açıklayacağını bildirmişti. Mahkemeye esas konunun özeti ise şöyledir: 2023 yılında hükümet memura 8.077,00 TL seyyanen zam vermişti. Emekliye de verileceğine dair söz verildiği halde bugüne kadar emekliye seyyanen zam verilmedi. Bugün itibarıyla seyyanen zam güncellendiği takdirde aylık 20.000 TL’ye tekabül etmektedir.
Dolayısıyla tüm emeklilerimizin 400.000 TL’ye yakın bir alacağı oluşmuştur. Ankara 9. İdare mahkemesi eğer isteği onaylar ve dosyayı Anayasa Mahkemesine yollarsa ve Anayasa Mahkemesi de isteği haklı bulursa emekliler geçmişe dönük aylık 20.000 TL. Seyyanen zam ve biriken haklara tekabül eden 400.000 TL civarında toplu para alma şansını yakalayacak. Son durum ise Ankara 9. İdare Mahkemesi’nin kararı beklenmektedir.
Bu davayı açanlar davayı takip edenlerin hepsine teşekkür ederiz sizlerden gelecek hayırlı haberlerinizi bekliyoruz seyyanen zammı çalışanlar nasıl alıyorsa emeklilerde ayrım yapılmadan alması haktır. Sadaka değil alın terimiz olan seyyanen zammı istiyoruz.
KARADENİZ VE MARMARA’DA GRİP ALARMI!
İnfluenza gribi denilen bir salgın bölgemizde yayılmış durumdadır. Onlarca kişi hastanelere müracaat etmektedir. Bu salgına karşı herkesin dikkatli olması gerekmektedir. İnfluenza (grip), ani başlayan yüksek ateş, kuru öksürük, kas ağrıları ve sancıları, titreme, yorgunluk ve baş ağrısı gibi belirtilerle kendini gösteren viral bir enfeksiyondur. Boğaz ağrısı, iştahsızlık, burun akıntısı veya tıkanıklığı da sık görülen şikâyetler arasındadır. Bu tarz şikâyetleri olanların hemen en yakın sağlık kuruluşlarına müracaat etmesi önem arz etmektedir. Hijyene ve sosyal mesafeye dikkat edilmesi lazımdır.
Okulların tatile girecek olması hastalığa karşı umut veriyor. Ara yıl tatili ile hastalığın yayılmasının önüne geçilebilecektir. Bu vesile ile de tüm öğretmen ve öğrencilerimize sağlıklı, huzurlu bir tatil diliyorum.
PEKİ, DÜNYA’DA KİMİN ELİ KİMİN CEBİNDE? ORTADOĞU VE ODED YİNON PLANI
Ortadoğu’da İsrail kabadayılığı devam ediyor. Irak’tan sonra Suriye’de parçalanmanın eşiğindedir. Ortadoğu’daki İsrail planını anlamak için 1980’lerde ortaya atılan Oded Yinon planına bakmak lazımdır. Bu adam bir istihbaratçıdır ve İsrail için bir istihbarat raporu hazırladı. Bununla ilgili ayrıca bir yazı hazırlayacağım ama bu plan nelerden bahsediyor kısaca bir göz atalım. Oded Yinon planı Ortadoğu coğrafyasındaki etnik grupların, mezhepler, aşiretlerin ve emirliklerin ülke sınırlarını aşmasından yola çıkmıştır. Bu ülkelerden birinde yukarıdaki sorunlardan birisinin ipliği çekilirse başka etnik sorunlarda etkilenecektir.
Etnik ve mezhepsel çatışmalar çorap söküğü gibi bir ülkeden diğerine yayılacaktır tezi üzerine kurulmuştur. Plana göre ülkeler İsrail'in güvenlik ihtiyaçlarına göre parçalanacaktır. Bu ülkeler öncelikli sırasına göre Irak, Suriye, İran, Türkiye ve Pakistan olarak sıralanmıştır. İşin özeti aynen şöyledir: İsrail’in bölgede yayılabilmesi için, önünün açılabilmesi için İsrail’e tehdit oluşturabilecek devletler bölünerek küçük devletçikler haline getirilmelidir. Bunu yaparken de mezhepler kullanılmalıdır. İşte Ortadoğu’da dönen dolabı döndüren plan ve anlayış budur.
Suriye’de 10 Mart anlaşması ile Suriye hükümeti merkez ordusuna entegre olması beklenen SDG birlikleri maalesef halâ katılım sağlamadılar. PKK ise hala fes edilmedi ve silah bırakmadı. Nihayet Halep bölgesinden küçük çaplı çatışmalar sonunda sürüldüler. Büyük operasyonun eli kulağındadır. Allah Türk ordusunu muzaffer eylesin.
ABD, Venezuela harekâtının ardından nihayet petrol yataklarına çöreklendi. Uyuşturucu bahanesiyle yaptığı bu zalimliğin ardından NATO ülkesi olan Danimarka’dan Grönland’ı resmen istedi. Avrupa’dan yoğun tepkiler gelmesine rağmen şimdilerde sessizlik hâkim ve kapı arkası pazarlıklar devam ediyor.
Hemen ardından da İran’da iç ayaklanma tezgâhlayan ABD, İran’ın parçalanması için elinden geleni yapıyor. Tebriz bölgesini ise Azerbaycan ve Türkiye dikkatle izlemektedir. Bölgedeki 35 milyon Kızıl Kurtlar ihmal edilmemelidir. Horasan adını da yakın gelecekte çok sık duyacaksınız. Bu bölge henüz denkleme katılmadı. Bölgedeki Selçuklu tarihi mirası göz ardı edilmemelidir. İran’daki bu halk ayaklanmasının ardında da İsrail destekli PEJAK olduğu iddia edilmektedir. Türkiye’de de DEAŞ kullanılarak bazı eylemler yapılmış olsa da başarı elde edememişlerdir.
Rusya Ukrayna savaşı ise halâ devam ediyor. Bitecek gibi de görünmüyor. Çin ise Tayvan’a harekât düzenlemek üzere bahaneler aramaktadır. Kuzey Kore de bölgesinde nükleer güç olma çabasında hamleler yapıyor. Pakistan ve Hindistan gerilimi de henüz bitmiş değil. Her an patlayabilecek bir bomba gibi hazırda bekliyor.
Yeni Dünya Düzeninin öngördüğü Tek Dünya Devleti hedefine adım adım ilerliyoruz. Şeytani güçler var güçleriyle çalışıyor. Bunlara karşı durabilmek için de muhakkak her aklı başında insanın, büyük bir gayretle çalışması lazımdır. Fikren, ilmen, aklen bu oyunlara karşı fikri bir temel oluşturmalıdır. Bu mikroplara karşı maddi ve manevi bağışıklığımızın güçlendirilmesi şarttır.
Bu duygularla herkese sevgi ve saygılarımı yolluyorum. Hoşça kalın ve elbette ki her zaman ve her yerde, içimizdeki ve dışımızdaki hainlere karşı UYANIK KALIN! Sevgi ışığınız, kalbiniz rehberiniz olsun…

