Fatih Sultan KAR


NAMI DEĞER PUŞKAŞ ERGÜN; ERGÜN ÖZTUNA YOLU RİZESPOR'DAN GEÇEN BİR FUTBOL EFSANESİ

Türk fut­bol ta­ri­hi­ne adını altın harf­ler­le yaz­dı­ran Ergün Öz­tu­na: Ben Rize’de Tu­rist Otel­de ka­lı­yor­dum. O za­man­lar deniz ote­lin ta al­tı­na kadar ge­li­yor­du.


 Şimdi dolgu ya­pıl­mış. De­ğiş­miş Rize. Tek de­ğiş­me­yen Ri­ze­li­le­rin mi­sa­fir­per­ver­li­ği ve güler yüz­lü­lü­ğü.
MÜ­TE­VA­ZI YIL­DIZ
    Ergün Öz­tu­na Türk fut­bol ta­ri­hi­ne adını altın harf­ler­le yaz­dır­mış, bir­çok ba­şa­rı­ya imza at­mış­tır. 1968 yı­lın­da oluş­tu­ru­lan pro­fes­yo­nel Ri­zes­por ta­kı­mı­nın ilk fut­bol­cu­la­rı yer alan Öz­tu­na’yla Rize Spor Ta­ri­hin­de yap­tı­ğı­mız yol­cu­lu­ğa devam etmek is­ti­yo­ruz. Ken­di­si ile Fe­ner­bah­çe De­re­ağ­zi Te­sis­le­ri­nin kar­şı­sın­da bu­lu­nan Fe­ner­bah­çe­li­ler Der­ne­ği’nde bu­lu­şu­yo­ruz. Biz so­ru­yo­ruz Türk Fut­bo­lu­nun mü­te­va­zı yıl­dı­zı ce­vap­lı­yor­du.
17 YA­ŞIN­DA FE­NER­BAH­ÇELİ OLDU
    Doğum ta­ri­hi­niz ve doğum ye­ri­niz­den baş­la­ya­rak bize ha­ya­tı­nı­zın kısa bir öze­ti­ni an­la­tır­mı­sı­nız ?
    1937 yı­lın­da Ak­hi­sar’da doğ­dum. Fut­bo­la bu­ra­da baş­la­dım. Aile­ce İzmir’e ta­şı­nın­ca Kar­şı­ya­ka Li­se­si’nde eği­ti­mi­mi sür­dür­düm. 1953–54 se­zo­nun­da ama­tör ola­rak Kar­şı­ya­ka Ku­lü­bü’ne trans­fer oldum. Kısa sü­re­de İzmir Kar­ma­sı­nın de­ğiş­mez ele­ma­nı oldum. Genç Milli Ta­kı­mın İtalya ve Ma­ca­ris­tan dep­las­man­la­rın­da forma giy­dim. 1956 yı­lın­da henüz 17 ya­şın­day­ken Fe­ner­bah­çe'ye trans­fer oldum. 1956–57 se­zo­nun­da en cen­til­men fut­bol­cu se­çil­dim. Bir banka ta­ra­fın­dan 1.500 li­ra­lık ödül ka­zan­dım. 1956–65 yıl­la­rı ara­sın­da 219 kez Fe­ner­bah­çe for­ma­sı­nı giy­dim. 79 gole imza attım. Fakat sa­kat­lık­lar bir türlü ya­ka­mı bı­rak­ma­dı. At­tı­ğım gol­ler oy­na­dı­ğım fut­bol man­şet­ler­den in­mez­ken sa­kat­lık­la­rı ile anı­lan fut­bol­cu ol­muş­tum. As­ker­li­ğim son­ra­sı Şükrü Ersoy’un çağ­rı­sı ile Avus­tur­ya’nın Kla­gen­furt ta­kı­mı­na trans­fer oldum. Daha sonra Bur­sas­por, Kar­şı­ya­ka ve Na­zil­lis­por’da kısa sü­re­ler forma giy­dik­ten sonra Fe­ner­bah­çe’ye dö­ne­rek 1964–65 şam­pi­yon kad­ro­sun­da zaman zaman yer aldım. 1968–69 se­zo­nu­nun ikin­ci ya­rı­sın­da yeni ku­ru­lan Ri­zes­por’a ki­ra­lık ola­rak trans­fer oldum. Aynı se­zo­nun so­nun­da tek­rar Fe­ner­bah­çe’ye dön­düm ve fut­bo­lu bu­ra­da bı­rak­tım. Çe­şit­li ku­lüp­ler­de Tek­nik Di­rek­tör­lük yap­tım. Yu­gos­lav Ko­to­to­viç dö­ne­min­de Fe­ner­bah­çe’de Ho­ca­lık yap­tım.
“PUŞ­KAŞ” LA­KA­BI­NI GA­ZE­TECİLER KOYDU
    Puş­kaş la­ka­bı ne­re­den ge­li­yor?
    İnan tam ola­rak ha­tır­la­mı­yo­rum. Ama Ma­car­lar­la İzmir’de, İzmir kar­ma­sı ola­rak bir maç oy­na­dık. Bi­zim­le tek kale bas­ket maçı yap­tı­lar. Daha sonra Dünya fut­bo­lu; Ma­ca­ris­tan Milli Ta­kı­mı ve Real Mad­rid''in ef­sa­ne­vi isim­le­rin­den Macar Fe­renc Puş­kaş''a ga­ze­te­ci­ler sor­muş; iyi oy­na­yan var mıydı, diye. O da “Ergun” diye bir çocuk var, onu be­ğen­dim demiş. Onun be­ğen­me­si benim FB’ye trans­fer ol­ma­mı sağ­la­dı. İsmi­miz de ondan sonra “Puş­kaş Ergün” kaldı.
VER ELİNİ RİZES­POR
    Ri­zes­por’a trans­fe­ri­niz ve Rize’deki ha­tı­ra­la­rı­nız­dan bah­se­der­mi­si­niz?
    1968 yı­lın­da Ri­zes­por yeni ku­rul­muş ken­di­si­ne ve­ri­len 2. Lig sözü ye­ri­ne ge­ti­ril­me­miş se­zo­na 3.​ligde mer­ha­ba de­miş­ti. Kulüp Baş­kan­lı­ğı­nı Ba­hat­tin Çoş­kun yü­rü­tü­yor­du. Fe­ner­bah­çe’de bir­lik­te top koş­tur­du­ğu­muz Şenol Birol hem fut­bol­cu hem de Tek­nik di­rek­tör gö­re­vi­ne ge­ti­ril­miş­ti. Ri­zes­por’un ku­ru­cu­la­rın­dan ve ilk se­zon­da yö­ne­ti­ci­lik gö­re­vin­de bu­lu­nan İrfan Bil­gin ve Metin Ak­meh­met’in gi­ri­şim­le­riy­le ara trans­fer­de Ri­zes­por’a dâhil oldum. Bu trans­fer­de Fe­ner­bah­çe’de bir­lik­te fut­bol oy­na­dı­ğı­mız Şenol Birol’un ve Yakup Kaz­dal’ın et­ki­si bü­yük­tür. Tek­rar iki ar­ka­da­şın­la aynı for­ma­yı ta­şı­ya­cak­tım. Yö­ne­ti­ci­ler den ha­tır­la­dı­ğım isim­ler İsmail Öme­roğ­lu, Metin Ak­meh­met, Meh­met Ali Ma­ta­ra­cı, Mus­ta­fa Özkan, Mu­har­rem Kürk­çü, Dün­dar Ak­de­niz, Murat Kum­ba­sar,Se­ba­hat­tin Ulaş,Musa Dal,Oktay Özkan,İrfan Bil­gin ,Ahmet Muş ve Ali Ve­li­mah­mu­toğ­lu. Metin Ak­meh­met ile ta­nı­şık­lı­ğı­mız İstan­bul Ka­dı­köy Ana­do­lu Li­se­si­ne da­ya­nı­yor­du.
OTO­BÜ­SÜ­MÜZ İNEĞE ÇARP­TI KA­RA­KOL­LUK OLDUK TÜRKİYE LİGLERİNDE PUANI SİLİNEN İLK TAKIM: RİZES­POR
    Ri­zes­por’da unu­ta­ma­dı­ğı­nız bir ha­tı­ra­nı­zı an­la­tır­mı­sınz?
    Bir Ela­zığ dep­las­ma­nı­mız var hiç unut­mam. Ka­fi­le baş­kan­lı­ğı­mı­zı İsmail Öme­roğ­lu yap­mak­tay­dı. Neşe için­de yol­cu­luk eder­ken Gü­müş­ha­ne’yi ge­çin­ce olan­lar olu­yor. Oto­bü­sü­müz bir ineğe çar­pı­yor, ka­fi­le ka­ra­kol­luk olu­yor­du. Do­la­yı­sıy­la, plan­la­nan­dan bir gün geç va­rı­la­cak­tı Ela­zığ’a. Si­nir­ler ger­gin maça çı­kı­lı­yor­du. Maçta kavga çı­kı­yor, Ri­zes­por hük­men yenik sa­yı­lır­ken, Tür­ki­ye lig­le­rin­de ilk kez iki puanı si­li­nen takım olu­yor. Üs­te­lik o maç­tan do­la­yı, 9 ar­ka­da­şı­mız boy­kot alı­yor­du.
RİZES­POR’UN HAKKI YENDİ
    Ri­ze­por ilk se­zo­nun­da şam­pi­yon­lu­ğu Ela­ziğ’de bı­rak­tı di­ye­bi­lir­mi­yiz?
    Evet öyle oldu. Ela­zığs­por dep­las­ma­nın­da çıkan bu tat­sız olay­lar Ri­zes­por’a fa­tu­ra edi­lip iki pu­anı­mız­da si­lin­di. İki puana el koyma ilk ba­kış­ta önem­siz gö­zük­se de, işin aslı öyle değil. Çünkü si­li­nen bu bir çift puan yü­zün­den 2. Lige yük­sel­me hak­kı­nı elin­den ka­çı­rı­yor­duk. İki puanı masa ba­şın­da bu­har­la­şan Rize’nin ye­ri­ne gru­bun üçün­cü­sü Tar­sus İdman Yurdu son anda 2. lige yük­se­len takım oldu. Üs­te­lik Ela­zığ kar­şı­laş­ma­sı­nın 3-0 hük­men ye­nil­gi ile tes­ci­li ve iki pu­anın si­lin­me­si, Türk Fut­bo­lun­da ilk kez Ri­zes­por için uy­gu­la­nı­yor­du.
RİZE’Yİ HİÇ UNUT­MA­DIM
    Ri­ze­li eski dost­la­rı­nız­la gö­rü­şü­yor­mu­su­nuz ?
    Yıl­lar sonra geç­ti­ği­miz ra­ma­zan bay­ra­mın­da der­gi­ni­zin dü­zen­le­di­ği eski Ri­zes­por’lu fut­bol­cu­la­rın ka­tıl­dı­ğı iftar ye­me­ğin­de Rize spor ca­mi­ası ile bir araya gel­dik. Tun­cay Ma­ta­ra­cı ben Ri­zes­por’da oy­nar­ken yö­ne­ti­ci­lik ya­pı­yor­du. Onun­la, Dün­dar Ak­de­niz’le Mus­ta­fa Zeki Ra­kı­cı­oğ­lu’yla Ri­ze­por­lu dost­lar­la geç­mi­şi yad ettik.
    Bu or­ga­ni­zas­yon­da emeği gecen ar­ka­daş­la­ra te­şek­kür edi­yo­rum. Ben Rize’de Tu­rist Otel­de ka­lı­yor­dum. O za­man­lar deniz ote­lin ta al­tı­na kadar ge­li­yor­du. Şimdi dolgu ya­pıl­mış. De­ğiş­miş Rize. Tek de­ğiş­me­yen Ri­ze­li­le­rin mü­sa­fir­per­ver­li­li­ği ve güler yüz­lü­lü­ğü. Bütün Ri­ze­li­le­ri has­ret­le se­lam­lı­yo­rum.