Bayram Ali KAVALCI


ÖLÜME HAZIRLIKLI OLMAK

Ölüm gel­me­den önce ha­ya­tın kıy­me­ti iyi bi­lin­me­li­dir. Bu da, ölümü ha­tır­la­mak ve öl­dük­ten son­ra­ki hayat için ha­zır­lık yap­mak­la olur.


    Ölüm gel­me­den önce ha­ya­tın kıy­me­ti iyi bi­lin­me­li­dir. Bu da, ölümü ha­tır­la­mak ve öl­dük­ten son­ra­ki hayat için ha­zır­lık yap­mak­la olur. Ha­tır­lan­maz ise ha­zır­lık da ya­pı­la­maz! Ha­dis-i şe­rif­te bu­yu­ru­lu­yor ki; “Beş şey gel­me­den önce beş şeyin kıy­me­ti­ni bi­li­niz!”
    Bu beş şeyin gel­me­me­si müm­kün de­ğil­dir. Mut­la­ka ge­le­cek­tir. Bun­lar gel­me­den önce, diğer beş şeyin kıy­me­ti bi­lin­me­li­dir. Gel­dik­ten sonra kıy­me­ti­nin bi­lin­me­si­nin has­ret ve piş­man­lık­tan başka bir işe ya­ra­ma­ya­ca­ğı mu­hak­kak­tır.
    Bi­rin­ci­si: “Ölüm gel­me­den önce ha­ya­tı­nı­zın kıy­me­ti­ni bi­li­niz!”
    Ölüm, her insan için mu­kad­der­dir. Ölüm­den kaç­mak, kur­tul­mak bu­gü­ne kadar hiç kim­se­ye nasip ol­ma­mış­tır. Ola­maz da! Öl­me­yecek biri ola­bil­sey­di, Rab­bi­miz bunu bütün kâ­ina­tı yüzü suyu hür­me­ti­ne ya­rat­tı­ğı ve ya­ra­tıl­mış­la­rın en şe­ref­li­si sev­gi­li Pey­gam­be­ri­miz aley­hi se­la­ma nasip eder­di.
    Zümer sü­re­sin­de me­alen; “(Ey ha­bi­bim!) Şüp­he­siz sen öle­cek­sin, onlar (ha­sım­la­rın) da öle­cek­ler­dir. Sonra he­pi­niz kı­ya­met günü Rab­bi­ni­zin hu­zu­run­da mu­ha­ke­me edi­le­cek­si­niz!” bu­yu­ru­lu­yor.
    İnsan, bir şey­den kaç­tık­ça ara­da­ki me­sa­fe açı­lır.
    Ölüm hariç!
    Ondan ne kadar ka­çar­sak ka­ça­lım, ona doğru koş­tu­ğu­mu­zu Az­ra­il aley­hi se­lam­la kar­şı­la­şın­ca an­la­ya­ca­ğız.
    Az­ra­il aley­hi selam bir gün insan su­re­tin­de Davud aley­hi se­la­ma gelir.
    Davud pey­gam­ber ona kim ol­du­ğu­nu sorar.
    O da şöyle cevap verir:
    “Ben (Pa­di­şah­lar dâhil) hiç kim­se­den kork­ma­yan, is­te­di­ği sa­ray­la­ra, köşk­le­re, ev­le­re di­le­di­ği za­man­da gi­re­bi­len bi­ri­yim.”
    Davud aley­hi selam ona; “Öyle ise sen ölüm me­le­ği­sin!” der. O da; “Evet” diye cevap verir.
    Hiç şüphe yok­tur ki; insan, için­de ruhu ol­ma­yan bir ceset hâ­li­ne ge­le­cek­tir bir gün...
    Ölüm en büyük va­iz­dir. İbret almak ge­rek­tir. Kab­ris­tan­dan ge­çer­ken mev­ta­la­ra oku­ma­lı­yız. On­la­rın hâ­lin­den ibret al­ma­lı­yız.
    Onlar da bir za­man­lar bizim gibi canlı ve ne­şe­li idi­ler. Gü­lü­yor­lar, ge­zi­yor­lar, ya­şı­yor­lar­dı.
    Biz de günü gel­di­ğin­de onlar gibi ola­ca­ğız. Onlar gibi top­ra­ğa gir­mek zo­run­da ka­la­ca­ğız!
    NOT: Sey­yid Meh­met Said Arvas Ho­ca­nın vefat et­me­den önce, Tür­ki­ye Ga­ze­te­si’ne ha­zır­la­dı­ğı son ma­ka­le­si­dir:
    Al­la­hü tela Rah­met ey­le­sin.
    Me­kâ­nı cen­net olsun.