Rusya'nın Rusya'da, Rusların kısa sürede bütün''yı düşünüldüğü düşünülüyordu. Putin'i de böyle düşünmüş olacak ki, tereddüt etmeden karşı'ya savaş açtı. Ama olaylar beklendiği gibi gelişmedi. Zira Rusya sadece Ukrayna ile savaşmıyor; bütün Batı'yla savaşıyordu.
Görünürde sokaklarda molotof hazırlayan sivil Ukraynalılar, Rusya'ya merkez emekli askerler, bozulan Rus tanklarını traktörle çalısan Ukraynalı çiftçiler, teslim olmuşan Rus askerleri vardı. Bu şekilde ahlaki olarak yetiştirilirken, Rusların dünya kamuoyuna karşı ilgileri hakkında düşünülmüyordu.
Evet Ukrayna şehirleri yakılıp yıkılmıştı ama Ruslar da ilerleyemiyordu. Hatta Ruslar beklenmiyordu.
Bütün bu görünenlerin arkalarında acaba ne olup bitiyordu?
ABD, İsrail'in Avrupa'nın belkida askerleri yoktu, ama bütün istihbaratlarıyla, ekonomik yardımlarıyla, eğitim ve gıda hizmetleriyle, destekleriyle, destekleriyle, eğitim konusunda eğitimle sosyal medyalarıyla, halkın destekleriyle, daha da bilgiyle sahadaki oradalar .
Batı Ukrayna'ya destek gibi görünse de aslında büyük bir panikle her türlü olabilirdi, belki de zorundaydı.
Her iki hayatta büyük dünya savaşında, de 2. iki taraf çok büyüklerde ödemiş, çok büyük insan hayatını kaybetmişti.
ABD'yi kaybetmek, Avrupa da yaşanan olaylar için Rusya'da yaşanabilecek kazaları yaşamak.
Demek ki savaşan cephede savaşan askerle kazanılmıyormuş. Özel olarak, iletişim için cephesi vardır
Hatta Batı, özellikle de İsrail ve ABD savaştan önce, sıcak cephe dışında kalan tüm cephelerde Rusları büyük bir indirimden düşünüyor.
Şimdi bu ödemeler nedeniyle farklı bir başvurudan istiyorum.
Kurtuluş Savaşı'na...
Hani Kurtuluş Savaşı'nı ve Mustafa Kemal Atatürk'ü itibarsızlaştırmak için deniyor ya; Kurtuluş Savaşı'da sadece Yunanlıları yendik. Aslında durum hiç de öyle değil. Nasıl ki bugün Ruslar sadece Ukrayna ile savaşmıyorsa biz de sadece Yunanlılarla savaşmadık. Aradaki fark Rusya Batı'yı yenemedi ama biz Kurtuluş Savaşı'nda Yunanlıların yanında İtilaf ülkelerindeni de dize ile geliştirilmiştik. Mondros Ateşkes Antlaşması'nın dayanak alan İtilaf devletine Anadolu'yu işgale başladı. İngiliz ve Fransızlardaki Yunanlılar da Ege'yi yutmuş ve Anadolu'nun içlerine doğru ilerliyorlardı. Belkide sadece askeleri vardı, ama İngilizleriyle, topuyla, bombasıyla, Karadeniz'dekilerle, istihbaratıyla, yapacaklarıyla, telgrafıyla, gökteki uçaklarıyla, casus'deki gemileriyle itilaf devletleri, kaydı da oradaydı. Evet, biz Kurtuluş Savaşı'nda sadece Yunanlıları değil, bütün bir Batı'yı yendik. Bunun yanında İtilaf devleti ve İstanbul Hükümeti'nin, Kurtuluş'unu başarısızlığa uğratmak için çıkarttığı onttan fazla yollanma ile mücadelede. Bu ayaklanmaların kronolojik listesi şu şekildedir:
Ali Batı Olayı (11 Mayıs 1919 – 18 Ağustos 1919)
Ali Galip ayrılma (20 1919 – 15 Eylül 1919)
Birinci Bozkır Ayaklanması (29 Eylül 1919 – 4 Ekim 1919)
İkinci Bozkır Ayaklanması (20 Ekim 1919 – 4 Kasım 1919)
Birinci Ahmet Anzavur ayaklanması (25 Ekim 1919 – 30 Kasım 1919)
Birinci Düzce Ayaklanması (13 Nisan 1920 – 31 Mayıs 1920)
İkinci Düzce Ayaklanması (19 Temmuz 1920 – 23 Eylül 1920)
Şeyh Eşref Ayaklanması (Hart Olayı) (26 Ekim 1919 – 24 Aralık 1919)
Kızılkuyu Olayı (28 Ekim 1919 - 29 Ekim 1919)
Apa Çarpışması (28 Ekim 1919)
Dinek Çarpışması (1 Kasım 1919)
Demirkapı Çarpışması (15 Kasım 1919)
İkinci Ahmet Anzavur Ayaklanması (16 Şubat 1920 – 19 Nisan 1920)
Kuvâ-yi İnzibâtiye (18 Nisan 1920 - 25 Haziran 1920)
Üçüncü Ahmet Anzavur Ayaklanması (10 Mayıs 1920 – 22 Mayıs 1920)
Birinci Yozgat Ayaklanması/Birinci Çapanoğlu Ayaklanması (15 Mayıs 1920 – 27 Ağustos 1920)
İkinci Yozgat Ayaklanması/İkinci Çapanoğlu Ayaklanması (5 Eylül 1920 – 30 Aralık 1920)
Zile Ayaklanması (25 Mayıs 1920 – 21 Haziran 1920)
Aynacıoğulları Ayaklanması (1918 - 21 Kasım 1923)
Milli Aşireti Ayaklanması (1 Haziran 1920 – 8 Eylül 1920)
Cemil Çeto Olayı (20 Mayıs 1920 – 7 Haziran 1920)
İnegöl Olayı (20 Temmuz 1920 – 20 Ağustos 1920)
Çopur Musa Ayaklanması (Afyon'da) (21 Haziran 1920)
Kula Olayı (27 Haziran 1920 – 28 Haziran 1920)
Konya Ayaklanması (2 Ekim 1920 – 22 Kasım 1920)
Demirci Mehmet Efe Ayaklanması (1 Aralık 1920 – 30 Aralık 1920)
Çerkez Ethem Ayaklanması (27 Aralık 1920 – 23 Ocak 1921)
Koçgiri/Koçkiri İsyanı (6 Mart 1921 – 17 Haziran 1921)
İntikam Alayı Ayaklanması (Temmuz 1920)
Pontus Ayaklanması (Aralık 1920 - 6 Şubat 1923)
Demek ki biz Kurtuluş Savaşı'nda sadece Yunanlıları yenmişiz. Bütün Batı'yı ve bizat Batı'nın yayılanlarla ayaklanmaları başlatan hainleri de yenmişiz. Ayrıca açlığı, sefaleti, cahilliği, eğitimsizliği de yendik. Bunun için ki, Kurtuluş Savaşı'nın ezilen milletlerine örnek olmuş, Mustafa Kemal'in yak bu yetiştirdiği milletler sayesinde hayatta kalmayı başaramayanlar.
