Kudret Uğurlu EMİNSOY


SURİYE’DE SON DURUM: ABD, PKK’YI GÖZDEN ÇIKARDI MI?

Kudretugurlueminsoy33@gmail.com


Suriye’de işler o kadar hızlı ilerliyor ki takip edebilene aşk olsun. PKK’nın Suriye’deki siyasi uzantısı olan SDG’ye bağlı YPG, PYD gibi silahlı unsurların Suriye ordusu karşısında tutunamayıp geri çekilmesini şaşkınlıkla izledim. Aslında SDG’nin abartıldığı gibi bir askeri güce sahip olmadığını daha önceki yazılarımda da belirtmiştim. Fakat ben bile bu kadarını inanın beklemiyordum. Bu durum tabi ki kafamda cevaplanması gereken sorulara dönüştü?

Halep’te başlayan operasyon ve siyasi uyarılara olumlu cevap vermeyen SDG’nin üzerine yürüyen Suriye ordusu, sırasıyla Deyri Hafir,  Meskene, Dibsi Afnan, Tabka, Rakka ve Deyrizor’u o kadar kısa bir zamanda ele geçirdi ki hayret içindeyim. Fırat’ın karşısına elini kolunu sallayarak geçen Suriye ordusu nihayet operasyonun hedeflerinden olan Teşrin, Tabka ve Baas Barajlarını da kontrolü altına almayı başardı. Fırat’ın doğusundaki Arap aşiretlerde Suriye ordusuna destek verince gün itibariyle SDG ve askeri güçleri AYN EL ARAB ve HASEKE bölgesine çekilerek buraya sıkışmak zorunda kaldılar. Artık barış görüşmelerinden ne kopartırsak derdindeler.

Şimdi kafamı kurcalayan soru şudur: PYD’de olduğu söylenen, ellerinde bulunan onca ağır silah nerede? Şimdiye kadar kazılan tünellere ne oldu? Askeri teşkilatlanmaya gittiği söylenen ve 3 tümenden bahsedilen askeri birlikleri nerelerde?

SDG DEAŞ İLE TEHDİT EDİYOR

Öncesinden yakalanarak bir kampta aileleriyle birlikte hapsedilen DEAŞ unsurlarının 40 bin civarında olduğu söylenmektedir. Rakam aslında önemli değil. Önemli olan SDG’nin bu unsurları serbest bırakacağı yönünde ABD’yi tehdit etmesidir. Elbette ABD buna çok sert karşılık verdi. SDG’yi hemen istenilen bölgelere çekilmesi için uyardı. ABD ve İsrail’in SDG’ye desteğini kesmesi ile etekleri tutuşan SDG bağlı birlikleri de hemen apar topar kendilerine bırakılan bölgelere geri çekildiler. Demek ki neymiş? Başkasının silahı ile er meydanına çıkılmazmış. Güvenirliği kalmayan SDG ise artık kendisine masada saygınlık aramaktadır. Demek ki neymiş? Ayıdan post, ABD’den dost olmazmış. Bu son durum da Türkiye’de bir Teröristan kurmak hayalinde olan hainlere kapak olsun. Suriye ordusu karşısında bile büyük bir utanç ile hezimete uğrayarak er meydanından kaçan teröristlerin, şanlı Türk ordusu karşısında ne hale geleceklerini de varın siz düşünün.

ABD’NİN GÖNDERDİĞİ SİLAHLAR NEREDE?

Evet, şimdi asıl soru da budur. Silahlar nerede ve beton tüneller ne oldu? Kanaatimce bu silahlar tünellerde saklandılar. İleride yapılması planlanan sinsi planlar için tünellerde ya da toprak altında gizlendiler. Bu konunun kokusu yakında ortaya çıkar. İstihbarat unsurlarımızın da bu konuyu araştırdıklarını umut ediyorum. Kendimce yetkililerin dikkatini çekmek istedim. Ben derim ki bunların uzun vadeli plan yapacak güçleri yoktur. Muhtemelen bu planlar ABD ve İsrail’in işidir. Tünellerin ve kaybolan silahların takip edilmesi çok önemlidir. 

ŞİMDİ NE OLACAK? BARIŞIN BEDELİ ABD’YE KÖLE OLMAK MI?

Suriye’de artık bölünme hayalleri suya düşmüştür. Ancak ABD yine kıvrak bir manevrayla gelişen durumu kendi lehine çevirmeyi başarmak üzeredir. Türkiye Suriye’nin toprak bütünlüğünü istiyordu ve Suriye’de herhangi bir TERÖRİSTAN kurdurmayacağını net bir şekilde ifade etmişti. ABD son manevrası ile Türkiye’yi rahatlatmıştır. Bir ülkenin ele geçirilmesi topraklarının işgali anlamına gelmemektedir. Eğer siz o ülkenin başına size hizmet eden bir yönetim geçirirseniz, o ülkeyi zaten siz yönetiyorsunuz demektir. İşte ABD’ de aynen bunu yapmaktadır. ABD’nin sinsi planı, Ahmet Şara başkanlığında Suriye’de Demokratik bir yönetim kurulmasıdır. ABD ve İsrail’e çalışan kukla bir yönetim. Haydi, herkese hayırlı olsun…

HASEKE, KAMIŞLI VE AYN EL ARAB BÖLGESİNDEKİ KÜRTLERE NE OLACAK? ROJAVA BİTTİ Mİ? TÜRK BAYRAĞINA HAİN SALDIRI

İstenen plan Suriye Kürtlerinin Suriye’ye entegre olmasıdır. Artık SDG fiili olarak bitmiştir. Muhatap sadece YPG’dir. Evet, yapılan anlaşma ile Suriye’nin toprak bütünlüğü kabul edildi. Ancak sahada bunu hazmedemeyen YPG unsurları halen bölgede çatışmalara devam etmektedir. 4 günlük bir geçiş süresi tanındı. Bu sürede geçiş yapılması beklenirken silahlı çatışmalar son hızıyla yeniden başladı. Suriye ordusu anlaşmaya uymaya gayret gösteriyor. Fakat ne yazık ki YPG terör tarzı faaliyetler içerisinde bölgeyi ateşe vermektedir. Barış istediğini söyleyen DEM PARTİ’de işi Türkiye’ye taşımakla uğraşmaktadır. Mardin Nusaybin’de toplantı yaparak ve halkı ayaklandırıcı konuşmalarla yöre halkını yürüyüşe teşvik ederek sınırdan geçmeye manipüle etmiştir. Hatta sınırdaki Türk Bayrağını indirerek çok tehlikeli bir olaya da göz yumarak ne yaptığını bilmez halde sağa sola saldırmaya başlamıştır. Şahsım olarak tüm bu terör zihniyetini ve yapılan terör saldırılarını şiddetle kınıyorum. 

Bu tarz olaylarla hiçbir sonuç elde edemediniz ve edemeyeceksiniz. Artık kabul edin! Rojava bitti. Rojava kürtçe batı demektir. Yani Suriye içindeki BATI TERÖRİSTAN için kullanılmaktadır. Geçmiş olsun! Amacınız açıktır. Olayları Türkiye’ye taşımak. Ne yaparsanız yapın, başaramayacaksınız. Sadece kendinize yapıyorsunuz. Barış mı istiyorsunuz? Öyleyse anlaşmaya uyun! Hepsi bu kadar basit. Ancak sizin derdiniz üzüm yemek değil bağcıyı dövmek. Ne yazık ki unuttuğunuz bir şey var bağcının eli de armut toplamıyor, değil mi?

MAZLUM ABDİ YAKALANDI

ABD USCENTCOM tarafından yakalanarak Centcom merkez karargâhına götürülen Mazlum Abdi, Türk Bayrağını indiren hainlere de kapak olsun. İsrail’e iltica etmek üzere başvuran Mazlum Abdi, İsrail’e gidemeden ele geçirildi. En kısa zamanda da ortadan kaldırılacağından şüpheniz olmasın. İşte ABD’ye güvenerek kardeşini satan hainlerin sonu budur.

Bu duygularla herkese sevgi ve saygılarımı yolluyorum. Hoşça kalın. Elbette ki her zaman ve her yerde UYANIK KALIN! Sevgi ışığınız, kalbiniz rehberiniz olsun.